Archive for Aralık, 2010

Jinekolojik ağrı nedenleri

Aralık 31, 2010

jinekolojik ağrılar Jinekolojik ağrı nedenleri

Kadınların neredeyse en çok şikayet duyduğu ağrılardan biri jinekolojik ağrılar olmaktadır. Jinekolojik ağrıların oluşum sebepleri hakkında bilgi veren Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Oral, jinekolojik ağrıların sebepleri hakkında bilgileri bizlerle paylaştılar.

NEDENLER
Nedenleri konusunda bilgi veren Doç. Dr. Engin Oral, şu bilgileri verdi: “Akut ağrılar diye ayırırsak, bunlar akut acil ağrılardır. Kadını hemen doktora iten ağrılardır. Ayrıca diğer kadın doğum biçiminde olan karın içi patolojileri en büyük etkendir. Asıl bizi çok uğraştıran ve toplumu çok üzen konu ise kronik pervik ağrılardır. Bir kadın eğer 3 ila 6 ay boyunca pervis bölgesinde devamlı ağrıdan yakınıyorsa, biz buna kronik pervik ağrı diyoruz. ”

Devamı için tıklayın!

Pilatesle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Aralık 30, 2010

pilates Pilatesle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Son yılların popüler sporu pilatesin, iyi bir spor eğitimi almayan kişiler tarafından, hemen herkese ”mucize” gibi önerilmesi halinde istenmeyen sonuçların ortaya çıkabileceği bildirildi.

Bireysel spor koçu ve beden eğitimi uzmanı Ayşegül Şahin, 20. yüzyılın başlarında Joseph Hubert Pilates tarafından ortaya konan egzersiz programı pilatesin, ilk kez, yatan hastalarda ve fizik tedavi merkezlerinde uygulandığını söyledi.

Pilatesin, bedenin dengede tutulmasına yardımcı olan ve omurgayı destekleyen temel kasların kuvvetlenmesi üzerine çalışılan bir egzersiz programı olduğunu ifade eden Şahin, ”Pilatesin mucize olarak tanıtılması, her derde deva gibi gösterilmesi doğru değil. Popülerlik, insanların spor yapmaları için önemli, ancak etik değerlerin unutulmaması gerekir” dedi.

Fizik tedavi merkezlerinden spor salonlarına geçiş yapan ve ”tek başına yeterli” imajı yaratılan pilatesin, yeni bir buluş gibi sunulduğunu belirten Şahin, şunları söyledi:

”1980′li yıllarda şu an pilateste yapılan bacak, kalça, karın, sırt hareketlerinin hepsini yapıyorduk, ama biz onu pilates olarak tanımlamıyorduk, pasif jimnastik diyorduk. Mat (spor minderinin) üzerinde, kendi manuel ağırlığımızla adale gruplarımızı çalıştırıyorduk.

Daha sonraki yıllarda özellikle sakatlıktan sonra antrenman programına katılabilmek için bu harekleri yapıyorduk. Pilateste kullanılan birçok egzersiz ve (bant-top gibi) aletlerin hepsi fizik tedavi merkezlerinde rehabilitasyon için kullanılır. Pilates, şu anda spor merkezlerinde her derde deva olarak sunuluyor, bu iyi bir şey değil.”

”Pilates, iyi bir spor eğitimi almayan ve vücut incelemesi yapılmayan kişilere önerilmesi halinde, istenmeyen sakatlıklara yol açabilir. Çeşitli kurslara, workshoplara giderek, ardından ders, hatta bilgi vermek kötü sonuçlar doğurabilir” diyen Şahin, şunları kaydetti:

”(Pilates herkes için uygun bir spordur) düşüncesi tamamen yanlış. Aynı şekilde gym ve kardiyoda söylendiği gibi herkes için mutlaka gerekli egzersiz yöntemleri değildir. Pilates ile ilgili yanlış bilgiler var. Örneğin, ‘Pilatesi erkekler yapmamalı’ diyenler var. Bu yanlış bir açıklama. Pilates nedir ki erkek ve kadın şekli olarak ikiye ayrılabiliyor? Popüler hale gelince mi böyle oldu? Böyle bir şey yok. Kadın-erkek olarak değil, yaşımıza, kilomuza varsa sağlık sorunlarımıza göre hangi sporu yapmamız gerektiği belirlenmeli. Yalnızca pilates değil, her tür sporu yaparken belli bir sıralama lazım. Bu sıralama da bir bebeğin önce emekleyip sonra ayakta durmayı öğrenmesi, ardından yürümesi gibidir.”
Sayfanın Devamı »

Bel kalınlığı olana kadınlara uyarı

Aralık 30, 2010

bel kalınlığı Bel kalınlığı olana kadınlara uyarı

Uzmanlar, bel çevresi kalın olan kadınlarda kanser riskinin daha yüksek olduğunu bildirdi.

İngiliz basınında çıkan haberlere göre, yapılan araştırmada, ülkedeki kadınların yüzde 44′ünün kalın bele sahip olduğu, bu sebeple kanser ve diğer hastalıklara yakalanma riskini daha fazla taşıdıkları, erkeklerde ise kalın bel oranının yüzde 32 olduğu ifade edildi.
Sayfanın Devamı »

Hafıza güçlendirmek için öneriler

Aralık 30, 2010

image00196 Hafıza güçlendirmek için öneriler

Yıllar sadece derinizi, kemiklerinizi veya gözlerinizi değil, beyninizi de yorar. Beyni çalıştırmak ve hafızanızı güçlendirmek için yapmanız gerekenler

Egzersiz:

Fiziksel aktivite, zihinsel faaliyetlerin yardımcısıdır. Bu yüzden mutlaka egzersiz yapın!

Öğrenmek:

Düzenli olarak okumak, yeni hobiler edinmek, bulmaca çözmek, kelime oyunu oynamak, zihninizi zinde ve güçlü tutmanın en iyi yollarından biridir.
Sayfanın Devamı »

Yeni keşfedilen en ideal diyet programı

Aralık 29, 2010

idealdiyet Yeni keşfedilen en ideal diyet programı

Beyaz et, yağ içeriği azaltılmış süt ürünleri, lifler için fasulye ve daha az beyaz ekmek ya da nişasta açısından zengin beyaz pirinç.

Danimarkalı bilimadamları, 8 Avrupa ülkesinde yapılan ve bu alanda şimdiye kadarki en geniş çaplı araştırmada, kilo almamak için ideal rejimi tespit etti

New England Medicine dergisinde yarın yayımlanacak “Diyojen” adlı araştırmayı yürütenler, hedeflerinin obeziteyi engellemek ya da onunla savaşmak için en iyi gıda rejimini tespit etmek olduğunu belirtti.

Devamı için tıklayın!

Hamilelik döneminde obeziteye dikkat

Aralık 29, 2010

obez hamilelik Hamilelik döneminde obeziteye dikkat

Son 10 yılda annelerde obezitenin 10 kat arttığı, anne adaylarındaki obezitenin, obez bebek riskini artırdığı bildirildi.

Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen toplantıda, anne adaylarına obezitenin gebelik ve bebek üzerindeki etkileriyle ilgili bilgi verildi.

Toplantıda, gebelikte obeziteden kaynaklanan sağlık problemleriyle ilgili uyarılarda bulunan Opr. Dr. Tuğba Ensari, obezitenin gebelikteki en önemli risklerden birisi olduğunu söyleyerek, ”Son 10 yılda annelerde obezite 10 kat arttı. Obez anne adaylarının sağlık harcamaları diğer anne adaylarına göre 16 kat fazla. Obez anneden ise obez bebek doğuyor” dedi.

Ensari, obez kadınlarda yumurtlama bozukluğu ve kısırlığa sık rastlandığı gibi kısırlık tedavilerinden de olumlu sonuç alınamadığına dikkati çekti.

Obez anne adaylarında solunum yolu problemi riskinin normal kilolu anne adaylarına göre 5, damarda pıhtı oluşumu riskinin ise 4 kat daha fazla olduğunu, bu kişilerde uykuda solunum durması tehlikesi bulunduğuna işaret eden Ensari, obez kadınlarda hipertansiyon görülme olasılığının 3, diyabet görülme olasılığının ise 4 kat arttığını ifade etti.
Sayfanın Devamı »

Yılbaşı beslenmesine dikkat uyarısı

Aralık 29, 2010

yılbaşı Yılbaşı beslenmesine dikkat uyarısı

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülen Alpaydın, yılbaşı sofralarının, “abartılmışlığın” en iyi örneklerinden birisi olduğunu söyledi...

Alpaydın, yılbaşı gecesi sofralarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Toplumun bir bölümü için çok anlam taşımasa da, büyük bir bölümü için yaşamlarının önemli bir dönemi olan yılbaşı ve abartılmışın en iyi örneklerinden biri olarak çok çeşitli besinlerin yer aldığı yılbaşı sofralarından sağlıklı beslenme adına en az zararla kalkma için çaba harcanmalıdır” dedi.

“Yılbaşı ister evde, isterse dışarıda, kutlansın, bu kutlama sırasında ne kadar yenildiği değil, nelerin yenildiği çok önemlidir” diyen Alpaydın, şöyle devam etti:

“Bu gece için temel kural azar azar ve sık yemektir. Yemeğe zeytinyağlılar gibi hafif yiyeceklerle başlanmalı ve yarım porsiyon yiyerek sürdürülmelidir. Vitamin, mineral ve posa içeriği yüksek besinlere sofrada mutlaka yer verilmelidir. Öte yandan yılbaşı yemeği mümkün olduğu kadar yavaş ve uzun zaman dilimine yayılarak yenmelidir. Yeni yılın ilk gününü mide ve bağırsak sorunlarıyla ‘berbat’ biçimde karşılamamak için yiyecekler yanında içeceklere de dikkat edilmeli, alkol alınıyorsa birlikte bol su ve alkolsüz içecek tüketilmeli. İçkinin rengi koyulaştıkça içindeki toksik madde artacağından açık renkli içkiler tercih edilmeli ve aç karna kesinlikle içilmemeli. İçerken arada bir şeyler atıştırmalı, ideal ölçü olan kadınlar için en fazla iki, erkekler için üç kadeh sınırı aşılmamalıdır.”
Sayfanın Devamı »

Kış mevsimini hastalıksız geçirin

Aralık 28, 2010

grip6666widec19dc77d Kış mevsimini hastalıksız geçirin

Havaların soğumasıyla grip, anjin, bronşit, nezle gibi hastalıklar kapımızda nöbet tutmaya başladı. Bu kış hastalanmadan geçirmek istiyorsanız, birkaç basit önlem almanız yeterli olacaktır.

Dışarısı ne kadar soğuk olursa olsun, odanızı mutlaka her gün havalandırın. Unutmayın ki; evinizdeki ısıtma sistemi havayı kurutur. Kuru havadan kurtulmanın yolu ise, dışarıdaki havadan faydalanmaktır.

Ellerinizi sık sık yıkayın. Özellikle kalabalık ortamlarda çalışıyorsanız, mikroplarla temasınızı bu şekilde ne aza indirebilirsiniz. Telefon ahizesi, kapı kolu, tahmin ettiğinizden fazla mikrop taşır.

Boğazı yumuşatmak, zorlanan ses tellerini rahatlatmak için, ılık sütün içine bir tatlı kaşığı bal katarak içebilirsiniz. Ayrıca ılık suya bir limonun suyu ve bal ekleyerek, C vitamini hazırlamış olursunuz. Bu karışım soğuk algınlığıyla savaşmanızı kolaylaştıracaktır.
Sayfanın Devamı »

Safra kesesi kanserine ne iyi gelir

Aralık 27, 2010

Safra kesesi 150x150 Safra kesesi kanserine ne iyi gelir

Safra kesesi kanserinde, kötü huylu kanser hücreleri safra kesesi dokularında  bulunmaktadır. Nadiren, iç tabakada bu hücreler türemeye başlar ve ilerledikçe dış tabakalara yayılmaktdır. Safra kesesi, üst karın içinde karaciğerin hemen altında uzanan küçük ve armut şeklinde bir organdır. Safra, karaciğer tarafında üretilen bir sıvıdır ve yağ sindirimine yardımcı olur ve bu sıvı safra kesesinde bir araya gelirler.

Devamı için tıklayın!

Bebeğiniz ağzını açmıyorsa inatlaşmayın

Aralık 25, 2010

inatçı bebek Bebeğiniz ağzını açmıyorsa inatlaşmayın

Bebeğiniz eğer ağzını açmıyorsa onunla inatlaşmayın!

Bebekler, altıncı aydan itibaren katı ve pürtüklü yiyeceklerle beslenmeye başlıyor. Ancak bu yeni dönem bazı bebekler için sancılı oluyor.

Bebekler tadını sevmediği bir yiyecek olunca ağzını kapatıyor ve yemiyor. International Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Tamtekin, bebeklerin annenin stresini ve mutluluğunu sünger gibi çektiğini belirterek; annenin bebekle yemek konusunda inatlaşmamasını, bir öğünde yemiyorsa açığını diğer öğünde kapatacağını söyledi.

Bebeklerde sindirim sisteminin gelişimi, doğum tartısının iki katına ulaşana kadar devam ediyor. Bu da ortalama 5–6 aylara denk geliyor. Israrcı annelerin bebeklerinde yemeğe karşı tepki oluştuğuna değinen Dr. Deniz Tamtekin, annelerin bu konuda sabırlı olmalarını istiyor. Bebeğin yemeği reddetmesinin altında herhangi bir hastalıktan kaynaklanan sorun yoksa inatlaşmak fayda getirmiyor. Çünkü bu inatlaşmanın sonunda bebekler kazanıyor. Eğer herhangi bir hastalığa bağlı olarak yemiyorsa, bununla ilgili tedavi yapılıyor.

DEMİR DAMLASINI, PORTAKAL SUYUYLA VERİN

Sağlık Bakanlığı bebeklere dördüncü aydan itibaren koruyucu amaçla demir takviyesi verilmesini istiyor. Çünkü ilk altı ayda sadece anne sütü alan çocuklarda, altıncı ayın sonunda doğumda getirilen demir ve çinko deposu gibi elementlerin depoları azalmaya başlıyor. Bu nedenle dışardan demir takviyesi gerekiyor. Demir, damla ya da şurup formunda veriliyor. Bebek tadını beğenmeyip kusuyorsa, piyasada satılan başka bir demir preparatı denenmesinde yarar var. Dr. Deniz Tamtekin, C vitamininin demirin emilimini artırdığını, demir ilacının bebeklere taze sıkılmış portakal suyu ile birlikte verilebileceğini, böylece hem içimin kolaylaşacağını, hem de demir emiliminin artırılabileceğini vurguladı.

Sayfanın Devamı »



© 2012 - Dantel · Elişi · Örgü Modelleri · Dantel Örnekleri · Elişi Örnekleri · Dantel Modelleri · El İşi · Örgü · Havlu Kenarı Dantel - Tum Haklari Saklidir.

XML-Sitemap

oyun komedi sohbet siteleri TOPlist TopOfBlogs TOPlist TOPlist

dantel