Sağlık haberleri

Mide koruyucu sebze meyveler

Ağustos 27, 2010

sebzemeyve Mide koruyucu sebze meyveler

Muz ve brokolinin içerdiği lifler, mide ve bağırsak problemlerine iyi geliyor…

Sebze ve meyvelerin posalarının, zararlı bakterilerin sindirim sistemindeki hücrelerin içine geçişine karşı etkisini araştıran bilim adamları, “plantain” cinsi büyük bir muz ile brokolinin içerdiği liflerin oldukça yararlı olduğunu gözlemledi.

Bu liflerin, ishal ve karın ağrısı gibi semptomlar gösteren kronik iltihabi bir bağırsak hastalığı olan Crohn’a karşı yararlı olduğunu saptayan bilimadamları, işlenmiş gıdalarda kullanılan ortak bir maddenin ise hastalığın ilerlemesine yol açtığını tespit etti.

Araştırma ekibinden Barry Campbell, elde ettikleri sonuçların, farklı beslenme ögelerinin bakterilerin bağırsak içindeki hareketi üzerinde oldukça etkili olabileceğini ortaya koyduğunu söyledi.

Sayfanın Devamı »

‘Alo sigarayı bırakmak istiyorum’ hattı yolda

Temmuz 8, 2010

http://img.internethaber.com/news/3637.jpg

Sağlık Bakanlığı sigara bırakma polikliniklerinden sonra ücretsiz Tütün Danışma Hattı’nı devreye sokmaya hazırlanıyor.

Hat uzun süre sigara içmeyen ancak içinde içme isteği duyan vatandaşlardan sigarayı bırakmak için kimden destek alacağını bilemeyen kişilere kadar geniş bir yelpazeye hizmet etmeyi amaçlıyor.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara yardımcı olmak amacıyla Türkiye genelinde 183 sigara bırakma polikliniğinin faaliyet gösterdiğini hatırlattı. Bu polikliniklere müracaat eden kişilere ücretsiz olarak bilimsel yöntemler ışığında yardım edildiğini hatırlatan Çom “İhtiyaca göre bu polikliniklerin sayısını artırmaya devam edeceğiz.” dedi.

Çom polikliniklerin ardından sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara destek amacıyla 24 saat hizmet verecek telefon hattının da en kısa sürede ilan edileceğini belirtti. Hattın ücretsiz olacağını söyleyen Çom “Burada konusunda eğitimli kişiler olacak. Personelin temini ile ilgili çalışmaları başlattık. Bu kişiler mümkünse kendisine yöneltilen sorulara anında cevap verecek ya da ‘biz sizi tekrar arayacağız’ deyip gerekli yönlendirmeyi geri dönüş yaparak gerçekleştirecek.” diye konuştu.
Sayfanın Devamı »

El yıkamak vicdanı rahatlatıyor

Mayıs 13, 2010

119684 El yıkamak vicdanı rahatlatıyor

Araştırmacılar elleri yıkamanın vicdanı da rahatlattığını ortaya koydu.

İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre Michigan Üniversitesinden bir grup psikolog el yıkamanın bir karardan duyulan kuşkuları yok ettiğini gözlemledi.
Araştırmayı yürüten uzmanlar bir CD ile bir kavanoz marmelat arasında seçim yapmalarını istedikleri 40 öğrencinin davranışlarını inceledi. Öğrencilerden kararlarının hemen ardından ellerini yıkamalarını da talep eden uzmanlar bu isteklerine uyan katılımcıların tercihlerinden diğerlerine göre çok daha memnun olduğunu gözlemledi.
Araştırma ekibinden Profesör Spike Wing Sing Lee elleri yıkamanın şüpheleri ortadan kaldırma anlamına geldiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsan bir karar alacağı zaman genellikle her biri ilgi çekici olan iki şey arasında seçim yapmak durumunda kalır. Paris ya da Roma tatili arasında seçim yapmayı ele alalım. Paris’i tercih eden kişi Fransız mutfağının harika olduğunu ya da kentte çok güzel müzeler bulunduğunu söyleyerek tercihini haklı gösterme eğilimine girecektir. Araştırmamız ellerini yıkayınca insanların sanki kuşkuları da suyla birlikte gitmiş gibi kendilerini kararlarını haklı çıkarmak ve açıklamak zorunda hissetmediklerini gösterdi.”
Sayfanın Devamı »

İştah bastıran yiyecekler

Nisan 29, 2010

beslenme test saglkli mkle İştah bastıran yiyecekler

Bazı yiyecekler iştahımızı azaltır bazı yiyeceklerimiz ise iştahımızı dengeleyerek açlık hissimizi bastırırlar. İşte iştahı bastıranlar!

Her kişinin metabolizması farklı çalışmaktadır. Kendisine uygun olan bir diyetle bile vücut farklı cevaplar verebilmektedir. Kilo verememenizin ya da az kilo vermenizin birçok nedeni olabilir.

Tiroit bezinizin çalışmaması polikistikover sendromu vücudun aşırı su toplaması insülin direnci ve metabolik sendrom dediğimiz rahatsızlık olabilir. Bu rahatsızlıklardan iştahı en çok artıran metabolik sendrom dediğimiz rahatsızlıktır. Bazı yiyecekler iştahımızı azaltır bazı yiyeceklerimiz ise iştahımızı dengeleyerek açlık hissimizi bastırırlar. Bu besinlerimiz:

Krom: Krom bir mineraldir. Tokluk hissi yaratır vücutta insülin dengesini ayarlar kan şekerini dengeler. Krom’un bulunduğu gıdalar; ceviz fındık bol tahıllı ekmek et yeşil fasulye brokoli ve baharatlardır. Ceviz ve fındığı kalori içeriği nedeni ile sınırlı tüketmelisiniz. Günde 5 ceviz ya da 1 çay bardağı fındık gibi. Baharatları ise istediğiniz kadar kullanabilirsiniz.

Karbonhidratlar: Diyet denince karbonhidratlardan uzak durmalıyım düşüncesini bir kenara atın. Hâlbuki karbonhidratlı yiyecekler tokluk hissi yaratırlar. Yalnız sınırlı miktarda tüketildiği sürece örneğin; Makarnayı ve bulgur pilavını haftada 2 defa öğle öğününde yiyebilirsiniz. Günde 3–4 dilim bol tahıllı ekmek yiyebilirsiniz.

Triptofan: Triptofan bir aminoasittir. Triptofan vücutta mutluluk hormon salgısını artırır. Triptofan içeren yiyecekler muz yulaf peynir avokadodur. Muzu ara öğünlerde yulafı sütle kahvaltıda avokadoyu salatanın salatanın içinde kullanabilirsiniz.

İyot: Tiroit hormonlarının çalışması için gereklidir. Açlık duygusunun gelişmesini önler. İyot balıkta iyotlu tuzda ( tuzu fazlada kullanmamalısınız iyotlu tuzu yemekleri yaparken az miktarda kullanın tuz iyotlu bile olsa fazla kullanıldığında kilo artışına neden olur)

AÇLIĞI BASTIRMAK İÇİN ÖNERİLER

1. Sebzelerden ½ havuç biraz brokoli ve karnabaharı haşlayıp üstüne 1 çorba kaşığı zeytinyağı ve yoğurt dökerek yiyebilirsiniz. Bu sebze karışımı sizi tok tutacaktır.

2. Ara öğünlerde; 5 erik+5 ceviz1simit+50gr peynir ya da 1tost+1ayran yiyebilirsiniz. Ara öğünlerde sizi tok tutacak besinleri seçerseniz ana öğünlerde çok acıkmayıp aşırı yemek yemenizi engellemiş olursunuz.

3. Aşırı açlık duyduğunuzda şeker ihtiyacınızı muz ananas armut ayva meyvelerle giderin. Bu meyveler sizi tok tutup atıştırma ihtiyacınızı giderecektir.

4. Haftada en az 3 defa balık yiyin. Balığın içinde bulunan iyot tiroit bezinizin daha iyi çalışmasını sağlayacağı için açlık hissinizi giderir ve metabolizmanızı hızlandırır.

5. Haftada 2–3 defa yumurta yiyin. Yumurtanın içinde bol miktarda Triptofan ve kaliteli protein vardır. Bu iki besin öğesi sizi tok tutup açlığınızı giderecek ve metabolizmanızı hızlandıracaktır.

6. Sabah aşırı açlık hissettiğiniz dönemlerde kahvaltınızı 1 bardak sütün içine 2 kaşık yulaf ezmesi 6–8 kaşık müsli ve sevdiğiniz bir meyveyi içine koyarak tüketin.

7. Ana öğünlerinizden birinde enginar bezelye ve havuç üçlüsünü de kullanabilirsiniz. Enginarı havuç ve bezelye ile karışık pişirin. Bu sebze karışımı da sizi tok tutacaktır.

8. Balıklardan özellikle somon balığını tercih edin. Somon balığı içerdiği yağ kalitesi ve iyot ile sizi daha tok tutup metabolizmanızı hızlandıracaktır.

9. Kahvaltıda ve öğünlerde sizi tok tutacak bol tahıllı ekmeği tercih edin.

10. Haftada 2–3 defa kırmızı et yemekten çekinmeyin. Bu sıklıkta yediğiniz kırmızı et kolesterolünüzü artırmaz. Kırmızı etin içerdiği kaliteli protein sayesinde açlığınız gidecek ve metabolizmanız hızlanacaktır.
Sayfanın Devamı »

Depresyon çikolata yediriyor

Nisan 29, 2010

248480 Depresyon çikolata yediriyor

Depresyonda olan kadın ve erkekler daha fazla çikolaya yiyor.

Depresyondaki kadın ve erkeklerin daha fazla çikolata yediği ve yenen çikolata miktarının depresyonun şiddetine göre değiştiği bildirildi. California Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Beatrice Golomb ve ekibinin yaptığı “Archives of Internal Medicine” dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları depresyon ilacı kullanmayan kalp-damar ya da şeker hastalığı olmayan yaklaşık bin yetişkinin çikolata yeme alışkanlığı ve ruh hali arasındaki bağlantıyı araştırdı.

Katılımcıların bir haftada yedikleri çikolata miktarı belirlendi ve depresyon seviyeleri Epidemiyolojik Çalışmalar Merkezi-Depresyon Skalasına (CES-D) göre değerlendirildi.

Araştırmanın sonunda şiddetli depresyonda olan kadın ve erkek katılımcıların ayda yaklaşık 12 porsiyon (bir porsiyon yaklaşık 28 gram) depresyon belirtisi göstermeyen katılımcıların ise ayda 5 porsiyon çikolata yediği belirlendi. Orta şiddette depresyon geçirenlerin de ayda 8 porsiyon çikolata yediği görüldü.

Araştırmanın kısa bir dönemi kapsaması nedeniyle çikolatanın depresyon belirtilerini artırıp artırmadığını ya da azaltıp azaltmadığını anlamının mümkün olmadığını belirten bilim adamları çikolatanın depresyondaki rolünün belirlenmesi için başka araştırmaların da yapılması gerektiğini vurguladı.
Sayfanın Devamı »

Depresyon sigara içirtiyor !

Nisan 16, 2010

http://www.haber3.com/images/news/307316.jpg

Depresyondaki kişilervirgul Depresyon sigara içirtiyor ! depresyonda olmayanlara göre 2 kat fazla sigara içiyor.

ABD’deki Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi’nden Laura Pratt ve Debra Brody’nin yaptığı araştırmavirgul Depresyon sigara içirtiyor ! depresyondaki 20 yaş ve üzerindeki yetişkinlerin yüzde 43′ününvirgul Depresyon sigara içirtiyor ! depresyonda olmayanların ise yüzde 22′sinin sigara içtiğini ortaya koydu.

Yaklaşık 5 bin kişiyi kapsayan araştırmavirgul Depresyon sigara içirtiyor ! depresyondaki 40-54 yaş arasındaki erkeklerin yarısından fazlasınınvirgul Depresyon sigara içirtiyor ! 20-39 yaş arasındaki kadınların ise yarısının sigara içtiğini gösterdi. Depresyonda olmayan erkeklerde bu oranın dörtte birden azvirgul Depresyon sigara içirtiyor ! kadınlarda ise yüzde 21 olduğu belirtildi.

Araştırmadavirgul Depresyon sigara içirtiyor ! depresyonda olan ve sigara içenlerin yüzde 51′inin depresyonda olmayanlara göre uyanır uyanmaz sigara yaktığıvirgul Depresyon sigara içirtiyor ! iki kat fazla sigara içtiği ve sigarayı bırakmakta daha fazla zorlandığı belirtilirkenvirgul Depresyon sigara içirtiyor ! depresyonda olan kadınların yüzde 28′ininvirgul Depresyon sigara içirtiyor ! depresyonda olmayan kadınların ise yüzde 15′inin günde bir paket sigara içtiği vurgulandı.
Sayfanın Devamı »

Yumurta ye, formda kal

Nisan 10, 2010

809 12122009130713 Yumurta ye, formda kal

Kahvaltıda yumurta yemek kilo kontrolüne yardımcı oluyor…

Bilim adamları kahvaltıda yumurta yemenin iştah ve dolayısıyla kilo kontrolüne yardımcı olduğunu söyledi. İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre ABD’deki Connecticut Üniversitesinde görev yapan bilim adamları 21 erkek katılımcıyı rastgele iki gruba ayırarak ilk gruptakilere çırpılmış 3 yumurta ve bir buçuk dilim beyaz ekmekten oluşan protein açısından zengin bir kahvaltı sundu.
“Nutrition Research”de yayımlanan araştırmada ikinci gruba ise bagel ekmek (simit ekmek) yarım kaşık yağsız krem peynir ve 170 gram yağsız yoğurt içeren karbonhidratlar açısından zengin bir kahvaltı verildi. Her iki kahvaltının içerdiği kalori miktarının eşit olduğunu belirten bilim adamları öğle yemeğinde ise katılımcılardan açık büfenin keyfini çıkarmalarını istedi.
Araştırmanın ilk gününde protein bakımından zengin olan yumurtalı kahvaltıyı tüketenlerin diğerlerine göre öğle yemeğinde 112 ikinci gününde ise 400 kalori daha az aldıkları gözlemlendi.
Sayfanın Devamı »

Her kadının bilmesi gereken 6 hastalık

Mart 27, 2010

119564 Her kadının bilmesi gereken 6 hastalık

Kadın olmanın en büyük zorluklarından biri de sağlık alanında. Kadınların sık yaşadığı sağlık sorunları ve çözüm yollarını biliyor musunuz?

MEME KANSERİ:
Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özcan Gökçe erken tanının meme kanserinde çok önemli olduğunun altını çiziyor: “Erken tanı için temelde önerilen ve birbirlerini tamamlayan üç yöntem var: Bunlardan ilki kendi kendine yapılan meme muayenesi. 20 yaş sonrasında her kadın âdetin 7–10 günleri arasında ayda bir kez memelerini muayene etmeli. Ayrıca 20 – 40 yaş arasında 1–3 yılda bir 40 yaşından itibaren de yıllık olarak bir genel cerrahi uzmanına meme muayenesi yaptırılmalı. Üçüncü ve en önemli erken tanı için tarama yöntemi olan radyolojik görüntüleme metodu mamografi 40 yaşından sonra düzenli yapılması halinde meme kanserinin erken yakalanmasında kilit rol oynuyor.”

RAHİMAĞZI KANSERİ:
Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu “Rahim ağzı kanseri her yıl 500 binden fazla kadında görülüyor. Rahim ağzı kanseri tüm dünya kadınları arasında meme kanserinden sonra görülen en sık ikekşi kanser türüdür. İstatistiklere göre 250 bin kadın her yıl bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Kansere dönüşmeden erken dönemde yakalanması pap-smear testi ile mümkündür. Bu yüzden bütün kadınlara yılda bir defa smear testi önerilmektedir. Kanser öncülü bu hastalıkların cerrahi tedavileri tüm dünyada ve ülkemizde bilinmekte ve uygulanmaktadır. Ayrıca son yıllarda HPV`nin yüksek riskli bazı tiplerinin rahimağzı kanserinin ve onun öncül hastalıklarının hemen hepsinde ana neden olduğu virüsün hücrelerde kansere dönüşümü başlattığı gösterilmiştir. Bu virüsün bulaşmasını önleyerek kanser ve diğer hastalıklardan korunmanın mümkün olabileceği ise son yıllarda öne çıkan bir konudur. HPV`nin kanser oluşturan yüksek riskli tiplerinden olduğu kadar cinsel siğillere yol açan HPV tiplerinden de korunmak önemlidir. Virüsün bulaşmasını kızamık suçiçeği grip gibi hastalıklarda olduğu gibi bağışıklık sistemi yoluyla vücuda virüs girse bile onu savunma sistemimizle yok ederek önlemek aşı ile mümkündür. HPV aşısı son on yılın en önemli toplum sağlığı ve kanserle mücadele çabalarının başında gelmektir. Koruyucu hekimlik açısından çocukluk çağından itibaren başlayarak kız çocuklarının ve hastalıkla karşılaşmamış genç ve yetişkinlerin aşının koruma şemsiyesi altına alınması gerekmektedir.”

OSTEOPOROZ:
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ece Aydoğ osteoporoz konusunda hastaları doğru tedavi konusunda uyarıyor: “Kadınlarda kemik kaybını hızlandıran nedenlerden en önemlisi menopozdur. Menopoz ile birlikte cinsiyet hormonları azalmaya başlayınca kemik kütlesi de azalmaya başlamakta ve ilerleyen yıllarda kırık riski artmaktadır. Bu kırıklar da birçok sıkıntıyı beraberinde getirmektedir. Örneğin omurga kırıkları bel ağrılarına ilaveten zaman içersinde boy kısalmasına ve sırtta kamburlaşmaya yol açmaktadır. Bu durum kadında sindirim ve solunum problemlerine yol açabileceği gibi kas kuvvetinde azalmanın da katkısı ile denge bozukluğuna neden olmakta ve buna bağlı düşme riski artmaktadır. Dolayısı ile yeni kırıklara davetiye çıkarılmış olmaktadır. Tüm bunlar kadını günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı hale getirmekte ve sonuç olarak depresyon tablosuna yol açmaktadır. Ayrıca 65 yaş sonrası daha fazla gördüğümüz kalça kırıkları da ölüm riskine neden olabilmekte ve hayatta kalanlarda ise ağır özürlülük tablosu ortaya çıkmaktadır.

Osteoporozun en etkili tedavisi kemik kaybının önlenmesidir. Bunun için daha çocuk yaşlarda önlemler alınmaya başlanmalıdır. Çocukların diyetle yeterli miktarda kalsiyum ve fosfor alması ve yeterli düzeyde güneş ışığına maruz kalmaları sağlanmalıdır. Özellikle vücuda yük bindiren egzersizler daha çocukluk yıllarından itibaren yapılmaya başlanmalıdır. Hayat boyu sigara fazla alkol ve kahve tüketiminden kaçınılmalıdır. Eğer osteoporoz tanısı almışsak ilaç tedavileri ve düzenli egzersiz ile kemik kaybını durdurabilir hatta bir miktar arttırabiliriz de. Ayrıca yine yaşlılarda düşmelerin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması kırık riskini önemli ölçüde azaltır. Bu önlemlerin başında dengeyi geliştirmek için yapılan egzersizler gelmelidir. Ayrıca hem kemik kütlesini arttıran hem de dengenin sağlanmasında önemli bir faktör olan kas kuvvetlendirme egzersizleri de mutlaka ilave edilmelidir. Görme ve işitme kusurları varsa mutlaka düzeltilmeli sakinleştirici ilaçlardan kaçınılmalı düşmeyi önlemeye yönelik ev düzenlemeleri yapılmalı günlük yaşam aktivitelerinde yardımcı cihazlar kullanılmalı ve mutlaka D vitamini desteği verilmelidir.”

İDRAR KAÇIRMA:
Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemal Sarıca “idrar kaçırma” sorununun çözülebilir bir sorun olduğunu belirterek kadınların doktora gitmekten çekinmemesi gerektiğini belirtiyor. “Temelde kadınların hastalığı olan idrar kaçırmaya tıpta inkontinans denmektedir. İnkontinans 35 yaşın üzerindeki her 5 kadından birinde görülüyor. Kişinin sosyal yaşantısını etkileyecek olan her idrar kaçırma bir hastalıktır ve tedavi edilmelidir. İdrar kaçırma; öksürme hapşırma veya gülme gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkabileceği gibi daha az eforla da (yürümek yataktan kalkmak gibi) meydana gelebilir. Bu tip idrar kaçırmaya zorlanma(sıkışma) tipi idrar kaçırma-inkontinans adı verilmektedir. Bu hastalarda kaçırma kişinin ani olarak idrara çıkma ve sıkışma hissi ile beraberdir. Bazı kişilerde ise idrar kaçırmanın iki tipi de birlikte görülür. Bu tip idrar kaçırmaya da karışık tip inkontinans denir. İdrar kaçırma şikâyeti olan hastalarda tedaviden önce yapılacak tetkiklerle idrar kaçırmanın neden kaynaklandığını ve hangi tipte olduğunu belirlemek gerekir. Gerektiğinde ise ürodinami adını verdiğimiz idrar kesesinin fonksiyonlarının değerlendirildiği testi yapmak gerekir. Bu test de mutlaka bu konuda uzmanlaşmış bir ürolog tarafından yapılmalıdır. İdrar kaçırmanın tedavisinde ise mesane eğitimi fizik tedavi yöntemleri (kasık adalelerinin güçlendirilmesi) ilaç tedavileri elektrikle uyarma (stimulasyon) menopozdaki kadınlarda hormon tedavisi ve cerrahi yöntemler olmak üzere çeşitli tedavi alternatifleri bulunmaktadır. İdrar kaçırma sorunu çok önemli bir sosyal problem olup günümüz modern tedavileri ile başarılı olarak ortadan kaldırılmaktadır.”
Sayfanın Devamı »

Kalp sağlığınız için sebze çorbası için!

Şubat 19, 2010

Kalp sağlığınız için sebze çorbası için! trans Kalp sağlığınız için sebze çorbası için!

Dr. James A. Duke, ‘Yeşil Eczane’ adlı kitabında, kalp sağlığını korumak isteyenlere sebze çorbalarını öneriyor: “Kalp krizinden korunmak için en beğendiğim yöntemi hiçbir tıbbi metinde bulamazsınız. Bu yöntemin adı sebze çorbaları. Birçok kişi bu çorbalara ‘minestrone’ der, fakat ben ‘medistron’ diyorum. Çünkü sebze çorbalarının en az besin değerleri kadar ilaç etkileri de var. Bu çorbaların belli bir tarifi yok. Yalnızca kendinizce uygun olan malzemeleri alıp birleştirerek, son derece lezzetli sayısız çorba yapabilirsiniz. En iyisi mevsim sebzeleriyle hazırlamak ve her seferinde küçük değişiklikler yapmaktır. Böylece bir süre sonra bu sağlıklı öğünlerden bıkkınlık gelmez ve ömrünüz boyunca keyifle sürdüreceğiniz bir alışkanlık halini alır. Kendinizi yalnızca çorbalarla sınırlamayın. Sebze ve meyveleri her öğününüzün parçası yapmanız için, bunların kalp hastalıklarından korunmanızı sağladığına dair çok sayıda bilimsel kanıt var.”

TANSİYONU DÜŞÜRÜR, KALP KASLARINI BESLER!
Dr. Duke, çorba yaparken özellikle kullandığı sarımsak, soğan, zencefil ve acı kırmızıbiberin, kanı sulandırarak kalp krizini tetikleyen kan pıhtılarının oluşmasını engellediğini söylüyor: “Sarımsak ve soğan, kolesterolü ve tansiyonu düşürmede de yararlıdır. Domates, ‘gamma amino butirik asit’ (GABA) içerir. Bu bileşik son günlerde hayli ilgimi çekiyor. Çünkü araştırmalara göre, domates ve çorbası yapılan birçok sebzede bulunan GABA, tansiyonu düşürüp, kalp kaslarını güçlendiriyor.”

Dr. Duke, kolesterolü düşürmek için sebze çorbasına enginar, patlıcan, arpa, çeşitli baklagiller, havuç ve ıspanak eklenmesini öneriyor: “Ben çorbalarıma ek olarak güçlü bir antioksidan olan ‘glutathion’ bakımından zengin sebzeler eklerim. Antioksidanlar, koroner arterlerde tıkanmalara neden olan plak oluşumlarını engellerler. Kuşkonmaz, brokoli, lahana, karnabahar, patates, semizotu ve domates zengin antioksidan kaynaklarıdır. Antioksidanları avokado, üzüm, portakal, şeftali ve karpuzdan da alabilirsiniz, fakat ben bunları çorbamda asla kullanmam. Kullanacağınız sebzeler az yağ ve kolesterol içermeli, hatta hiç kolesterol içermemeli. Hatta kendiniz yetiştirirseniz, sebzeler egzersiz yapmanıza da imkan sağlar.” Sayfanın Devamı »

Tırnağınıza iyi bakın

Şubat 15, 2010

http://www.leyditurk.com/urunler/986-04082009110013.jpg

Yoksa üzerlerinde çatlaklarvirgul Tırnağınıza iyi bakın kırıklarvirgul Tırnağınıza iyi bakın çukurlar ya da renk ve şekil değişiklikleri var mı?
Tırnaklarınıza yakından bakın. Güçlü ve sağlıklı görünüyorlar mı? Yoksa üzerlerinde çatlaklarvirgul Tırnağınıza iyi bakın kırıklarvirgul Tırnağınıza iyi bakın çukurlar ya da renk ve şekil değişiklikleri var mı? Tırnaklarımızın durumunun sadece bir kozmetik kaygı olmanın ötesinde sağlığımızla da ilgili olduğunu unutmayalım. Bazı değişiklikler aslında başka hastalıkların da belirtisi olabilir.
Tırnakların keratin adı verilen protein bulunur. Tırnaklar esasen keratin tabakalarından ibarettir. Tırnak yatağından yeni hücreler çoğaldıkça eski hücreler sertleşir ve parmak uçlarına doğru itilir.
Sağlıklı tırnaklar pürüzsüzvirgul Tırnağınıza iyi bakın çatlaksız ve yarıksız bir görünümdedir. Renkleri canlıvirgul Tırnağınıza iyi bakın parlak ve lekesizdir. Dikey olarak tırnağı dibinden ucuna kadar kat eden dikey çizgiler zararsız olup bunlar yaşla birlikte artar. Tırnaklarda beyaz noktalar veya çizgiler de oluşabilir ama bunlar uzayan tırnakla birlikte yok olur.
Tabii ki normal olmayan tırnak değişimleri de pek çoktur. Bunların bir kısmı tırnak hastalıklarına bağlı olduğu gibi bazıları da vücudun ve cildin başka yerlerindeki hastalıklarla bağlantılıdır. İşte tıbbi dikkat gerektiren tırnak değişimleri:
-Tırnakların sarı renk alması
-Tırnağın tırnak yatağından ayrılması (onikoliz)
-Çatlaklar ve çabuk kırılma
-Tırnakların çukurlaşması oluşması
-Matlaşma veya beyazlaşmavirgul Tırnağınıza iyi bakın renk değişimi
-Kıvrılma veya deformasyon
-Tırnakların davul tokmağı şeklini alması
-Tırnak altında morarmalar
-Tırnak batması
Bu gibi değişikliklerin sebebivirgul Tırnağınıza iyi bakın tırnaklardan değilvirgul Tırnağınıza iyi bakın başka sistemlerden kaynaklanıyor olabilirvirgul Tırnağınıza iyi bakın bu nedenle doktora danışılıpvirgul Tırnağınıza iyi bakın gerekirse altta yatan sebeb tedavi edilmelidir.

TIRNAK BATMASI

Ayak tırnağının batması pek çok kişinin yaşadığı bir sorun. Bu konuyu genel cerrahi uzmanı Dr. Ender Berke ile konuştukvirgul Tırnağınıza iyi bakın işte önerdikleri:
En sık ayak başparmaklarında görülen tırnak batmasıvirgul Tırnağınıza iyi bakın yumuşak dokuyla tırnağın temas ettiği en uç köşelerdenvirgul Tırnağınıza iyi bakın önce iğne batması hissi ile başlar. Ayak parmağına elle basmakla veya ayakkabının basısı ile bu acı hissedilir. İşte bu dönemde tırnağın bu batan köşesinin yuvarlatılarak steril makasla kesilmesi ileride olacak derin batmaları önleyebilir.
NEDENLERİ
- Ortopedik basma bozuklukları: En sık nedendir. Bunu şöyle teşhis edebilirsiniz: Ayakkabılarınızın topuklarına bakın eğer bir tarafında daha çok aşınma varsa kolayca anlayabilirsiniz. Ortopedi uzmanın size önereceği uygun tabanlık veya parmak altı yastığıyla batığın daha ilerlemesini önlemiş olursunuz.
- Dar ve çok yüksek topuklu ayakkabı giymek
- Tırnak mantarı sonucu gelişen tırnak şekil bozuklukları
- Tırnak üzerine gelen çarpmavirgul Tırnağınıza iyi bakın basmavirgul Tırnağınıza iyi bakın ağır bir cisim düşmesi sonucu olan travmalar
-Spor travmaları. Özellikle genç erkeklerdevirgul Tırnağınıza iyi bakın hele bir de ortopedik basma bozukluğu da varsavirgul Tırnağınıza iyi bakın tırnak batması kolayca gelişebilir. Sayfanın Devamı »



© 2010 - Dantel · Elişi · Örgü Modelleri · Dantel Örnekleri · Elişi Örnekleri · Dantel Modelleri · El İşi · Örgü · Havlu Kenarı Dantel - Tum Haklari Saklidir.

XML-Sitemap

oyun komedi sohbet siteleri TOPlist TopOfBlogs TOPlist TOPlist

dantel