<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dantel · Elişi · Örgü Modelleri · Dantel Örnekleri · Elişi Örnekleri · Dantel Modelleri · El İşi · Örgü · Havlu Kenarı &#187; Sağlık haberleri</title>
	<atom:link href="http://www.dantelelisi.com/dantel/saglik-haberleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dantelelisi.com</link>
	<description>Dantel, Örgü Modelleri, Dantel Modelleri, Elişi Modelleri, Örgü, çeyiz, Evtekstili, Elişi, Elisi, Piko, Pike</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 14:27:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>&#8216;Alo sigarayı bırakmak istiyorum&#8217; hattı yolda</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/alo-sigarayi-birakmak-istiyorum-hatti-yolda.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/alo-sigarayi-birakmak-istiyorum-hatti-yolda.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 17:53:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[dumansız hava sahası]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı bırakmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=13062</guid>
		<description><![CDATA[


 
Sağlık Bakanlığı  sigara bırakma polikliniklerinden sonra ücretsiz Tütün Danışma Hattı&#8217;nı  devreye sokmaya hazırlanıyor.
Hat uzun süre sigara içmeyen  ancak içinde içme isteği duyan vatandaşlardan sigarayı bırakmak için  kimden destek alacağını bilemeyen kişilere kadar geniş bir yelpazeye  hizmet etmeyi amaçlıyor.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri  Genel Müdürü Seracettin Çom sigarayı bırakmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img.internethaber.com/news/3637.jpg" alt="http://img.internethaber.com/news/3637.jpg" title="Alo sigarayı bırakmak istiyorum hattı yolda " /></p>
<p><strong>Sağlık Bakanlığı  sigara bırakma polikliniklerinden sonra ücretsiz Tütün Danışma Hattı&#8217;nı  devreye sokmaya hazırlanıyor.</strong></p>
<p>Hat uzun süre sigara içmeyen  ancak içinde içme isteği duyan vatandaşlardan sigarayı bırakmak için  kimden destek alacağını bilemeyen kişilere kadar geniş bir yelpazeye  hizmet etmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri  Genel Müdürü Seracettin Çom sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara  yardımcı olmak amacıyla Türkiye genelinde 183 sigara bırakma  polikliniğinin faaliyet gösterdiğini hatırlattı. Bu polikliniklere  müracaat eden kişilere ücretsiz olarak bilimsel yöntemler ışığında  yardım edildiğini hatırlatan Çom &#8220;İhtiyaca göre bu polikliniklerin  sayısını artırmaya devam edeceğiz.&#8221; dedi.</p>
<p>Çom polikliniklerin  ardından sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara destek amacıyla 24 saat  hizmet verecek telefon hattının da en kısa sürede ilan edileceğini  belirtti. Hattın ücretsiz olacağını söyleyen Çom &#8220;Burada konusunda  eğitimli kişiler olacak. Personelin temini ile ilgili çalışmaları  başlattık. Bu kişiler mümkünse kendisine yöneltilen sorulara anında  cevap verecek ya da &#8216;biz sizi tekrar arayacağız&#8217; deyip gerekli  yönlendirmeyi geri dönüş yaparak gerçekleştirecek.&#8221; diye konuştu.<br />
<span id="more-13062"></span><br />
Hattın  sigarayı bırakmak için nereye başvuracağını bilemeyen kişilerden uzun  süre sigara içmemiş ancak içinde içme hissi duyan kişilere kadar geniş  bir yelpazeye hizmet edeceğini kaydeden Çom &#8220;Bununla birlikte &#8216;Sigarayı  bırakmak için sakızın faydası olur deniyor doğru mu&#8217; ya da &#8216;Nikotin  bandının bir yan etkisi var mıdır&#8217; gibi her türlü soru da  yöneltilebilir.&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/alo-sigarayi-birakmak-istiyorum-hatti-yolda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El yıkamak vicdanı rahatlatıyor</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/el-yikamak-vicdani-rahatlatiyor.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/el-yikamak-vicdani-rahatlatiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 21:47:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[el yıkamak]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=12596</guid>
		<description><![CDATA[

Araştırmacılar elleri  yıkamanın vicdanı da rahatlattığını ortaya koydu. 
İtalyan  Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre Michigan  Üniversitesinden bir grup psikolog el yıkamanın bir karardan duyulan  kuşkuları yok ettiğini gözlemledi.
Araştırmayı yürüten uzmanlar bir  CD ile bir kavanoz marmelat arasında seçim yapmalarını istedikleri 40  öğrencinin davranışlarını inceledi. Öğrencilerden kararlarının hemen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div><img src="http://www.haber3.com/images/news/119684.jpg" border="0" alt="119684 El yıkamak vicdanı rahatlatıyor 	"  title="El yıkamak vicdanı rahatlatıyor 	" /></p>
<p><strong>Araştırmacılar elleri  yıkamanın vicdanı da rahatlattığını ortaya koydu. </strong></p>
<p>İtalyan  Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre Michigan  Üniversitesinden bir grup psikolog el yıkamanın bir karardan duyulan  kuşkuları yok ettiğini gözlemledi.<br />
Araştırmayı yürüten uzmanlar bir  CD ile bir kavanoz marmelat arasında seçim yapmalarını istedikleri 40  öğrencinin davranışlarını inceledi. Öğrencilerden kararlarının hemen  ardından ellerini yıkamalarını da talep eden uzmanlar bu isteklerine  uyan katılımcıların tercihlerinden diğerlerine göre çok daha memnun  olduğunu gözlemledi.<br />
Araştırma ekibinden Profesör Spike Wing Sing Lee  elleri yıkamanın şüpheleri ortadan kaldırma anlamına geldiğini  belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;İnsan bir karar alacağı  zaman genellikle her biri ilgi çekici olan iki şey arasında seçim yapmak  durumunda kalır. Paris ya da Roma tatili arasında seçim yapmayı ele  alalım. Paris&#8217;i tercih eden kişi Fransız mutfağının harika olduğunu ya  da kentte çok güzel müzeler bulunduğunu söyleyerek tercihini haklı  gösterme eğilimine girecektir. Araştırmamız ellerini yıkayınca  insanların sanki kuşkuları da suyla birlikte gitmiş gibi kendilerini  kararlarını haklı çıkarmak ve açıklamak zorunda hissetmediklerini  gösterdi.&#8221;<br />
<span id="more-12596"></span>Elleri yıkamanın vicdanı rahatlatmanın da bir yolu  olabildiğini belirten uzmanlar bu eylemin insanlara psikolojik olarak  ahlaka aykırı eski davranışlarının izlerini silmelerinde yardımcı  olduğunu söyledi.</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/el-yikamak-vicdani-rahatlatiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İştah bastıran yiyecekler</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/istah-bastiran-yiyecekler.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/istah-bastiran-yiyecekler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 18:02:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[iştah kapatma]]></category>
		<category><![CDATA[kilo koruma]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=12454</guid>
		<description><![CDATA[
Bazı yiyecekler iştahımızı azaltır bazı yiyeceklerimiz ise  iştahımızı dengeleyerek açlık hissimizi bastırırlar. İşte iştahı  bastıranlar!
Her kişinin metabolizması farklı çalışmaktadır.  Kendisine uygun olan bir diyetle bile vücut farklı cevaplar  verebilmektedir. Kilo verememenizin ya da az kilo vermenizin birçok  nedeni olabilir.
Tiroit bezinizin çalışmaması polikistikover  sendromu vücudun aşırı su toplaması insülin direnci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://static.pudra.com/generated/1589/610x345/beslenme-test-saglkli-mkle.jpg" border="0" alt="beslenme test saglkli mkle İştah bastıran yiyecekler"  title="İştah bastıran yiyecekler" /></div>
<p><strong>Bazı yiyecekler iştahımızı azaltır bazı yiyeceklerimiz ise  iştahımızı dengeleyerek açlık hissimizi bastırırlar. İşte iştahı  bastıranlar!</strong></p>
<p>Her kişinin metabolizması farklı çalışmaktadır.  Kendisine uygun olan bir diyetle bile vücut farklı cevaplar  verebilmektedir. Kilo verememenizin ya da az kilo vermenizin birçok  nedeni olabilir.</p>
<p>Tiroit bezinizin çalışmaması polikistikover  sendromu vücudun aşırı su toplaması insülin direnci ve metabolik sendrom  dediğimiz rahatsızlık olabilir. Bu rahatsızlıklardan iştahı en çok  artıran metabolik sendrom dediğimiz rahatsızlıktır. Bazı yiyecekler  iştahımızı azaltır bazı yiyeceklerimiz ise iştahımızı dengeleyerek açlık  hissimizi bastırırlar. Bu besinlerimiz:</p>
<p>Krom: Krom bir  mineraldir. Tokluk hissi yaratır vücutta insülin dengesini ayarlar kan  şekerini dengeler. Krom’un bulunduğu gıdalar; ceviz fındık bol tahıllı  ekmek et yeşil fasulye brokoli ve baharatlardır. Ceviz ve fındığı kalori  içeriği nedeni ile sınırlı tüketmelisiniz. Günde 5 ceviz ya da 1 çay  bardağı fındık gibi. Baharatları ise istediğiniz kadar  kullanabilirsiniz.</p>
<p>Karbonhidratlar: Diyet denince  karbonhidratlardan uzak durmalıyım düşüncesini bir kenara atın. Hâlbuki  karbonhidratlı yiyecekler tokluk hissi yaratırlar. Yalnız sınırlı  miktarda tüketildiği sürece örneğin; Makarnayı ve bulgur pilavını  haftada 2 defa öğle öğününde yiyebilirsiniz. Günde 3–4 dilim bol tahıllı  ekmek yiyebilirsiniz.</p>
<p>Triptofan: Triptofan bir aminoasittir.  Triptofan vücutta mutluluk hormon salgısını artırır. Triptofan içeren  yiyecekler muz yulaf peynir avokadodur. Muzu ara öğünlerde yulafı sütle  kahvaltıda avokadoyu salatanın salatanın içinde kullanabilirsiniz.</p>
<p>İyot:  Tiroit hormonlarının çalışması için gereklidir. Açlık duygusunun  gelişmesini önler. İyot balıkta iyotlu tuzda ( tuzu fazlada  kullanmamalısınız iyotlu tuzu yemekleri yaparken az miktarda kullanın  tuz iyotlu bile olsa fazla kullanıldığında kilo artışına neden olur)</p>
<p><strong>AÇLIĞI  BASTIRMAK İÇİN ÖNERİLER</strong></p>
<p>1. Sebzelerden ½ havuç biraz brokoli  ve karnabaharı haşlayıp üstüne 1 çorba kaşığı zeytinyağı ve yoğurt  dökerek yiyebilirsiniz. Bu sebze karışımı sizi tok tutacaktır.</p>
<p>2.  Ara öğünlerde; 5 erik+5 ceviz1simit+50gr peynir ya da 1tost+1ayran  yiyebilirsiniz. Ara öğünlerde sizi tok tutacak besinleri seçerseniz ana  öğünlerde çok acıkmayıp aşırı yemek yemenizi engellemiş olursunuz.</p>
<p>3.  Aşırı açlık duyduğunuzda şeker ihtiyacınızı muz ananas armut ayva  meyvelerle giderin. Bu meyveler sizi tok tutup atıştırma ihtiyacınızı  giderecektir.</p>
<p>4. Haftada en az 3 defa balık yiyin. Balığın içinde  bulunan iyot tiroit bezinizin daha iyi çalışmasını sağlayacağı için  açlık hissinizi giderir ve metabolizmanızı hızlandırır.</p>
<p>5.  Haftada 2–3 defa yumurta yiyin. Yumurtanın içinde bol miktarda Triptofan  ve kaliteli protein vardır. Bu iki besin öğesi sizi tok tutup  açlığınızı giderecek ve metabolizmanızı hızlandıracaktır.</p>
<p>6.  Sabah aşırı açlık hissettiğiniz dönemlerde kahvaltınızı 1 bardak sütün  içine 2 kaşık yulaf ezmesi 6–8 kaşık müsli ve sevdiğiniz bir meyveyi  içine koyarak tüketin.</p>
<p>7. Ana öğünlerinizden birinde enginar  bezelye ve havuç üçlüsünü de kullanabilirsiniz. Enginarı havuç ve  bezelye ile karışık pişirin. Bu sebze karışımı da sizi tok tutacaktır.</p>
<p>8.  Balıklardan özellikle somon balığını tercih edin. Somon balığı içerdiği  yağ kalitesi ve iyot ile sizi daha tok tutup metabolizmanızı  hızlandıracaktır.</p>
<p>9. Kahvaltıda ve öğünlerde sizi tok tutacak bol  tahıllı ekmeği tercih edin.</p>
<p>10. Haftada 2–3 defa kırmızı et  yemekten çekinmeyin. Bu sıklıkta yediğiniz kırmızı et kolesterolünüzü  artırmaz. Kırmızı etin içerdiği kaliteli protein sayesinde açlığınız  gidecek ve metabolizmanız hızlanacaktır.<br />
<span id="more-12454"></span><br />
11. 1/2kg mantarı ve 2  adet soğanı birlikte dilimleyin bu karışımı zeytinyağı ile 8–10 dakika  pişirin son olarak ta istediğiniz baharatla tatlandırın. Mantarın içinde  bulunan krom size tokluk hissi verecektir.</p>
<p>12. Kuşkonmazı  istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Hatta kuşkonmazı suda haşlayıp  salatanızın içine atın. Kuşkonmaz içerdiği aminoasitlerden dolayı iştahı  kapatır.</p>
<p>13. Yiyeceklerinizi küçük tabaklara koyun. Küçük  tabaktaki yemeğiniz size daha fazla görünecek çok yiyorum duygusu ile  rahatlayacaksınız.</p>
<p>14. Günde 25-3lt su içmeyi sakın unutmayın.  Suyu yemekten önce ya da sonra içmenizin bir farkı yoktur. Sadece suyu  gün içine yayarak içmeniz gerekir.</p>
<p>15. Diyet yaparken sürekli  tartılmayın. Sadece haftada 1 tartılın. Sürekli tartılmak  motivasyonunuzu bozar. Kilo verip vermediğinizi her gün test etmeniz  sizde kilo takıntısı oluşturur. Bu takıntı sizde motivasyon bozukluğu  yaratacak diyet yapmanıza engel olacaktır.</p>
<p>16. Kilo verdim mi  yoksa vermedim mi kaygılarını bir kenara bırakın. Çünkü gergin insan  kilo veremez. Aşırı gerginlikte vücut kortizon hormonu salgılatır. Bu  hormon da vücutta şişkinlik yapar ve metabolizmayı yavaşlatır.</p>
<p>17.  Kilo verirken kendinizi sevdiğiniz hobilerle oyalayın. Böylelikle kilo  verme takıntısından ve aşırı yeme isteğinden kurtulabilirsiniz.</p>
<p>18.  Düzenli olarak haftada 3–4 defa 1 saat spor yapın. Yapacağınız spor hem  metabolizmanızı hızlandıracak hem de vücudunuzda mutluluk hormonu  salgılatacaktır.</p>
<p>19. Her gün 1000mg C vitamini tableti alın. C  vitamini bağışıklık sistemini korumanın yanında tokluk hissi yaratan ve  ensülin dengesini sağlayan krom mineralinin emilimini de artırır.</p>
<p>20.  Diyet yapıyorum psikolojisinden uzak durun. Diyet yaptığınız zamanı  yeme alışkanlıklarınızı düzene soktuğunuz bir süreç olarak kabul edin.  Hedefiniz yemek için yaşamak değil yaşamak için yemeliyim felsefesi  olmalıdır.</p>
<p>21. Şok diyetlerden uzak durun uzun süreli uygulanan  bu şok diyetler sizleri bunalıma itip sıkılmanıza neden olacaktır. Bir  süre sonra yaptığınız şok diyetlere vücudunuz reaksiyon verecek  metabolizmanız yavaşlayacaktır. Sonuçta sıkılıp bu sağlıksız diyeti  bıraktığınız anda verdiğiniz kiloların hepsini geri alacaksınız.</p>
<p>22.  Süreciniz uzunsa örneğin; 25kg vermeniz gerekiyorsa vermeniz gereken  kiloya takılmayın. Kendinize küçük hedefler koyun. İlk hedefiniz 5kg  vermek olsun. Hızlı kilo vermeliyim duygusu içerisine girmeyin. Acaba  bütün bu kiloları nasıl vereceğim endişesine de kapılmayın. Bu şekilde  yanlış düşünceler diyete başlamanızı engeller ya da yaptığınız diyeti  sürdüre bilmenizi engeller. Unutmayın zaman çabuk geçiyor bir  bakmışsınız 25-30kg gitmiş başarıya ulaşmışsınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/istah-bastiran-yiyecekler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon çikolata yediriyor</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/depresyon-cikolata-yediriyor.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/depresyon-cikolata-yediriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 18:01:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=12452</guid>
		<description><![CDATA[
Depresyonda olan kadın  ve erkekler daha fazla çikolaya yiyor.
Depresyondaki  kadın ve erkeklerin daha fazla çikolata yediği ve yenen çikolata  miktarının depresyonun şiddetine göre değiştiği bildirildi. California  Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nden Beatrice Golomb ve ekibinin yaptığı  &#8220;Archives of Internal Medicine&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmada bilim  adamları depresyon ilacı kullanmayan kalp-damar ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://www.haber3.com/images/news/248480.jpg" border="0" alt="248480 Depresyon çikolata yediriyor"  title="Depresyon çikolata yediriyor" /></div>
<p><strong>Depresyonda olan kadın  ve erkekler daha fazla çikolaya yiyor.</strong></p>
<p>Depresyondaki  kadın ve erkeklerin daha fazla çikolata yediği ve yenen çikolata  miktarının depresyonun şiddetine göre değiştiği bildirildi. California  Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nden Beatrice Golomb ve ekibinin yaptığı  &#8220;Archives of Internal Medicine&#8221; dergisinde yayımlanan araştırmada bilim  adamları depresyon ilacı kullanmayan kalp-damar ya da şeker hastalığı  olmayan yaklaşık bin yetişkinin çikolata yeme alışkanlığı ve ruh hali  arasındaki bağlantıyı araştırdı.</p>
<p>Katılımcıların bir haftada  yedikleri çikolata miktarı belirlendi ve depresyon seviyeleri  Epidemiyolojik Çalışmalar Merkezi-Depresyon Skalasına (CES-D) göre  değerlendirildi.</p>
<p>Araştırmanın sonunda şiddetli depresyonda olan  kadın ve erkek katılımcıların ayda yaklaşık 12 porsiyon (bir porsiyon  yaklaşık 28 gram) depresyon belirtisi göstermeyen katılımcıların ise  ayda 5 porsiyon çikolata yediği belirlendi. Orta şiddette depresyon  geçirenlerin de ayda 8 porsiyon çikolata yediği görüldü.</p>
<p>Araştırmanın  kısa bir dönemi kapsaması nedeniyle çikolatanın depresyon belirtilerini  artırıp artırmadığını ya da azaltıp azaltmadığını anlamının mümkün  olmadığını belirten bilim adamları çikolatanın depresyondaki rolünün  belirlenmesi için başka araştırmaların da yapılması gerektiğini  vurguladı.<br />
<span id="more-12452"></span><br />
Araştırmada sütlü ve siyah (bitter) çikolata ayrımı  yapılmadı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/depresyon-cikolata-yediriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon sigara içirtiyor !</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/depresyon-sigara-icirtiyor.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/depresyon-sigara-icirtiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Apr 2010 15:50:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=12182</guid>
		<description><![CDATA[
Depresyondaki kişiler depresyonda olmayanlara göre 2  kat fazla sigara içiyor.
ABD&#8217;deki Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi&#8217;nden Laura Pratt ve Debra  Brody&#8217;nin yaptığı araştırma depresyondaki 20 yaş ve  üzerindeki yetişkinlerin yüzde 43&#8242;ünün depresyonda olmayanların ise  yüzde 22&#8217;sinin sigara içtiğini ortaya koydu.
Yaklaşık 5 bin kişiyi kapsayan araştırma depresyondaki 40-54 yaş  arasındaki erkeklerin yarısından fazlasının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.haber3.com/images/news/307316.jpg" alt="http://www.haber3.com/images/news/307316.jpg" title="Depresyon sigara içirtiyor !" /></p>
<p>Depresyondaki kişiler<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> depresyonda olmayanlara göre 2  kat fazla sigara içiyor.</p>
<p>ABD&#8217;deki Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi&#8217;nden Laura Pratt ve Debra  Brody&#8217;nin yaptığı araştırma<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> depresyondaki 20 yaş ve  üzerindeki yetişkinlerin yüzde 43&#8242;ünün<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> depresyonda olmayanların ise  yüzde 22&#8217;sinin sigara içtiğini ortaya koydu.</p>
<p>Yaklaşık 5 bin kişiyi kapsayan araştırma<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> depresyondaki 40-54 yaş  arasındaki erkeklerin yarısından fazlasının<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> 20-39 yaş arasındaki kadınların  ise yarısının sigara içtiğini gösterdi. Depresyonda olmayan erkeklerde  bu oranın dörtte birden az<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> kadınlarda ise yüzde 21 olduğu  belirtildi.</p>
<p>Araştırmada<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> depresyonda olan ve sigara  içenlerin yüzde 51&#8242;inin depresyonda olmayanlara göre uyanır uyanmaz  sigara yaktığı<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> iki kat fazla sigara içtiği ve  sigarayı bırakmakta daha fazla zorlandığı belirtilirken<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> depresyonda olan kadınların  yüzde 28&#8242;inin<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> depresyonda olmayan kadınların  ise yüzde 15&#8242;inin günde bir paket sigara içtiği vurgulandı.<br />
<span id="more-12182"></span><br />
Araştırmaya göre<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Depresyon sigara içirtiyor !"  /> hafif depresyon geçiren  yetişkinler bile diğerlerine göre daha fazla sigara içmeye meyilli.<!-- google_ad_section_end --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/depresyon-sigara-icirtiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yumurta ye, formda kal</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/yumurta-ye-formda-kal.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/yumurta-ye-formda-kal.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Apr 2010 13:47:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[formada kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[kadına özel beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=12110</guid>
		<description><![CDATA[
Kahvaltıda yumurta yemek kilo kontrolüne yardımcı oluyor&#8230;
Bilim  adamları kahvaltıda yumurta yemenin iştah ve dolayısıyla kilo  kontrolüne yardımcı olduğunu söyledi. İtalyan La Stampa gazetesinde  çıkan habere göre ABD&#8217;deki Connecticut Üniversitesinde görev yapan bilim  adamları 21 erkek katılımcıyı rastgele iki gruba ayırarak ilk  gruptakilere çırpılmış 3 yumurta ve bir buçuk dilim beyaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.leyditurk.com/urunler/809-12122009130713.jpg" border="0" alt="809 12122009130713 Yumurta ye, formda kal"  title="Yumurta ye, formda kal" /></p>
<p><strong>Kahvaltıda yumurta yemek kilo kontrolüne yardımcı oluyor&#8230;</strong></p>
<p>Bilim  adamları kahvaltıda yumurta yemenin iştah ve dolayısıyla kilo  kontrolüne yardımcı olduğunu söyledi. İtalyan La Stampa gazetesinde  çıkan habere göre ABD&#8217;deki Connecticut Üniversitesinde görev yapan bilim  adamları 21 erkek katılımcıyı rastgele iki gruba ayırarak ilk  gruptakilere çırpılmış 3 yumurta ve bir buçuk dilim beyaz ekmekten  oluşan protein açısından zengin bir kahvaltı sundu.<br />
&#8220;Nutrition  Research&#8221;de yayımlanan araştırmada ikinci gruba ise bagel ekmek (simit  ekmek) yarım kaşık yağsız krem peynir ve 170 gram yağsız yoğurt içeren  karbonhidratlar açısından zengin bir kahvaltı verildi. Her iki  kahvaltının içerdiği kalori miktarının eşit olduğunu belirten bilim  adamları öğle yemeğinde ise katılımcılardan açık büfenin keyfini  çıkarmalarını istedi.<br />
Araştırmanın ilk gününde protein bakımından  zengin olan yumurtalı kahvaltıyı tüketenlerin diğerlerine göre öğle  yemeğinde 112 ikinci gününde ise 400 kalori daha az aldıkları  gözlemlendi.<br />
<span id="more-12110"></span>Araştırma ekibinin başındaki Maria Luz Fernandez  araştırmanın sonuçlarının protein bakımından zengin bir kahvaltı  yapmanın iştahı kontrol altında tuttuğunu ortaya koyduğunu söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/yumurta-ye-formda-kal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her kadının bilmesi gereken 6 hastalık</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/her-kadinin-bilmesi-gereken-6-hastalik.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/her-kadinin-bilmesi-gereken-6-hastalik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 15:01:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=11865</guid>
		<description><![CDATA[

Kadın  olmanın en büyük zorluklarından biri de sağlık alanında. Kadınların sık  yaşadığı sağlık sorunları ve çözüm yollarını biliyor musunuz?
MEME  KANSERİ:
Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özcan  Gökçe erken tanının meme kanserinde çok önemli olduğunun altını çiziyor:  “Erken tanı için temelde önerilen ve birbirlerini tamamlayan üç yöntem  var: Bunlardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div><img src="http://www.internethaber.com/images/news/119564.jpg" border="0" alt="119564 Her kadının bilmesi gereken 6 hastalık"  title="Her kadının bilmesi gereken 6 hastalık" /></div>
<p>Kadın  olmanın en büyük zorluklarından biri de sağlık alanında. Kadınların sık  yaşadığı sağlık sorunları ve çözüm yollarını biliyor musunuz?</p>
<p><strong>MEME  KANSERİ:</strong><br />
Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özcan  Gökçe erken tanının meme kanserinde çok önemli olduğunun altını çiziyor:  “Erken tanı için temelde önerilen ve birbirlerini tamamlayan üç yöntem  var: Bunlardan ilki kendi kendine yapılan meme muayenesi. 20 yaş  sonrasında her kadın âdetin 7–10 günleri arasında ayda bir kez  memelerini muayene etmeli. Ayrıca 20 – 40 yaş arasında 1–3 yılda bir 40  yaşından itibaren de yıllık olarak bir genel cerrahi uzmanına meme  muayenesi yaptırılmalı. Üçüncü ve en önemli erken tanı için tarama  yöntemi olan radyolojik görüntüleme metodu mamografi 40 yaşından sonra  düzenli yapılması halinde meme kanserinin erken yakalanmasında kilit rol  oynuyor.”</p>
<p><strong>RAHİMAĞZI KANSERİ:</strong><br />
Kadın Hastalıkları ve  Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu “Rahim ağzı kanseri  her yıl 500 binden fazla kadında görülüyor. Rahim ağzı kanseri tüm  dünya kadınları arasında meme kanserinden sonra görülen en sık ikekşi  kanser türüdür. İstatistiklere göre 250 bin kadın her yıl bu hastalık  nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Kansere dönüşmeden erken dönemde  yakalanması pap-smear testi ile mümkündür. Bu yüzden bütün kadınlara  yılda bir defa smear testi önerilmektedir. Kanser öncülü bu  hastalıkların cerrahi tedavileri tüm dünyada ve ülkemizde bilinmekte ve  uygulanmaktadır. Ayrıca son yıllarda HPV`nin yüksek riskli bazı  tiplerinin rahimağzı kanserinin ve onun öncül hastalıklarının hemen  hepsinde ana neden olduğu virüsün hücrelerde kansere dönüşümü başlattığı  gösterilmiştir. Bu virüsün bulaşmasını önleyerek kanser ve diğer  hastalıklardan korunmanın mümkün olabileceği ise son yıllarda öne çıkan  bir konudur. HPV`nin kanser oluşturan yüksek riskli tiplerinden olduğu  kadar cinsel siğillere yol açan HPV tiplerinden de korunmak önemlidir.  Virüsün bulaşmasını kızamık suçiçeği grip gibi hastalıklarda olduğu gibi  bağışıklık sistemi yoluyla vücuda virüs girse bile onu savunma  sistemimizle yok ederek önlemek aşı ile mümkündür. HPV aşısı son on  yılın en önemli toplum sağlığı ve kanserle mücadele çabalarının başında  gelmektir. Koruyucu hekimlik açısından çocukluk çağından itibaren  başlayarak kız çocuklarının ve hastalıkla karşılaşmamış genç ve  yetişkinlerin aşının koruma şemsiyesi altına alınması gerekmektedir.”</p>
<p><strong>OSTEOPOROZ:</strong><br />
Fizik  Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ece Aydoğ osteoporoz konusunda  hastaları doğru tedavi konusunda uyarıyor: “Kadınlarda kemik kaybını  hızlandıran nedenlerden en önemlisi menopozdur. Menopoz ile birlikte  cinsiyet hormonları azalmaya başlayınca kemik kütlesi de azalmaya  başlamakta ve ilerleyen yıllarda kırık riski artmaktadır. Bu kırıklar da  birçok sıkıntıyı beraberinde getirmektedir. Örneğin omurga kırıkları  bel ağrılarına ilaveten zaman içersinde boy kısalmasına ve sırtta  kamburlaşmaya yol açmaktadır. Bu durum kadında sindirim ve solunum  problemlerine yol açabileceği gibi kas kuvvetinde azalmanın da katkısı  ile denge bozukluğuna neden olmakta ve buna bağlı düşme riski  artmaktadır. Dolayısı ile yeni kırıklara davetiye çıkarılmış olmaktadır.  Tüm bunlar kadını günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı hale getirmekte  ve sonuç olarak depresyon tablosuna yol açmaktadır. Ayrıca 65 yaş  sonrası daha fazla gördüğümüz kalça kırıkları da ölüm riskine neden  olabilmekte ve hayatta kalanlarda ise ağır özürlülük tablosu ortaya  çıkmaktadır.</p>
<p>Osteoporozun en etkili tedavisi kemik kaybının  önlenmesidir. Bunun için daha çocuk yaşlarda önlemler alınmaya  başlanmalıdır. Çocukların diyetle yeterli miktarda kalsiyum ve fosfor  alması ve yeterli düzeyde güneş ışığına maruz kalmaları sağlanmalıdır.  Özellikle vücuda yük bindiren egzersizler daha çocukluk yıllarından  itibaren yapılmaya başlanmalıdır. Hayat boyu sigara fazla alkol ve kahve  tüketiminden kaçınılmalıdır. Eğer osteoporoz tanısı almışsak ilaç  tedavileri ve düzenli egzersiz ile kemik kaybını durdurabilir hatta bir  miktar arttırabiliriz de. Ayrıca yine yaşlılarda düşmelerin önlenmesi  için gerekli tedbirlerin alınması kırık riskini önemli ölçüde azaltır.  Bu önlemlerin başında dengeyi geliştirmek için yapılan egzersizler  gelmelidir. Ayrıca hem kemik kütlesini arttıran hem de dengenin  sağlanmasında önemli bir faktör olan kas kuvvetlendirme egzersizleri de  mutlaka ilave edilmelidir. Görme ve işitme kusurları varsa mutlaka  düzeltilmeli sakinleştirici ilaçlardan kaçınılmalı düşmeyi önlemeye  yönelik ev düzenlemeleri yapılmalı günlük yaşam aktivitelerinde yardımcı  cihazlar kullanılmalı ve mutlaka D vitamini desteği verilmelidir.”</p>
<p><strong>İDRAR  KAÇIRMA:</strong><br />
Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemal Sarıca  “idrar kaçırma” sorununun çözülebilir bir sorun olduğunu belirterek  kadınların doktora gitmekten çekinmemesi gerektiğini belirtiyor.  “Temelde kadınların hastalığı olan idrar kaçırmaya tıpta inkontinans  denmektedir. İnkontinans 35 yaşın üzerindeki her 5 kadından birinde  görülüyor. Kişinin sosyal yaşantısını etkileyecek olan her idrar kaçırma  bir hastalıktır ve tedavi edilmelidir. İdrar kaçırma; öksürme hapşırma  veya gülme gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya  çıkabileceği gibi daha az eforla da (yürümek yataktan kalkmak gibi)  meydana gelebilir. Bu tip idrar kaçırmaya zorlanma(sıkışma) tipi idrar  kaçırma-inkontinans adı verilmektedir. Bu hastalarda kaçırma kişinin ani  olarak idrara çıkma ve sıkışma hissi ile beraberdir. Bazı kişilerde ise  idrar kaçırmanın iki tipi de birlikte görülür. Bu tip idrar kaçırmaya  da karışık tip inkontinans denir. İdrar kaçırma şikâyeti olan hastalarda  tedaviden önce yapılacak tetkiklerle idrar kaçırmanın neden  kaynaklandığını ve hangi tipte olduğunu belirlemek gerekir. Gerektiğinde  ise ürodinami adını verdiğimiz idrar kesesinin fonksiyonlarının  değerlendirildiği testi yapmak gerekir. Bu test de mutlaka bu konuda  uzmanlaşmış bir ürolog tarafından yapılmalıdır. İdrar kaçırmanın  tedavisinde ise mesane eğitimi fizik tedavi yöntemleri (kasık  adalelerinin güçlendirilmesi) ilaç tedavileri elektrikle uyarma  (stimulasyon) menopozdaki kadınlarda hormon tedavisi ve cerrahi  yöntemler olmak üzere çeşitli tedavi alternatifleri bulunmaktadır. İdrar  kaçırma sorunu çok önemli bir sosyal problem olup günümüz modern  tedavileri ile başarılı olarak ortadan kaldırılmaktadır.”<br />
<span id="more-11865"></span><br />
<strong>OBEZİTE:</strong><br />
Beslenme  ve Diyet Uzmanı Zehra Akören kilo problemi olan kadınların çeşitli  diyet programları uygulamalarının yanlış olduğunu vurguluyor: “Zayıflama  diyeti diye bir Diyet yoktur. Diyetler; hastalar ve hastalıklar için  vardır. Diyet negatif bir kelimedir etkisi olumsuzdur. Kilo problemi;  hayatımızı düzene sokmakla stres yönetimi ile düşüncelerimizi  yapılandırmakla SAĞLIKLI BESLENME -Egzersiz ile çözülür. Kişiler iç  salgı bezlerinin (Tiroid böbrek üstü bezleri kadın doğum hormonları  leptin seviyesi vb&#8230;) sağlıklı çalıştığından ve gıda alerjilerinin olup  olmadığından mutlaka emin olmalıdır”</p>
<p><strong>KALP HASTALIKLARI:</strong><br />
Kardiyoloji  Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Değertekin kadınlarda kalp  krizi görülme sıklığının sanılanın aksine erkeklerden az olmadığını  belirterek kadınlara önerilerde bulunuyor:<br />
“Kalp krizinde özellikle  60 yaşından sonra kadınlar erkeklerle eşit duruma gelmektedirler. Bunun  yanında kadınlarda olumsuzluk hastalığın tanınması ve tedaviye yanıtta  da devam etmektedir. Araştırmalar ilk kalp krizini izleyen 1 ay içinde  ölüm riskinin 6 ay içinde de ölüm riski ve yeniden hastaneye yatma  gereksiniminin erkeklere göre kadınlarda daha yüksek olduğunu  göstermektedir. İlk kalp krizinden sonra kadınlarda ölüm riskinin  erkeklere göre %70 daha fazla olduğu saptanmıştır. Kadın hastalara  sigara içmemelerini yağlı yiyeceklerden ve dolayısıyla obeziteden  kaçınmalarını yüksek tansiyonlarını takip ettirip gerekiyorsa düzenli  ilaç kullanmalarını düzenli beslenmelerini ve haftada en az 3 kez 45  dakika düzenli spor aktivitelerinde bulunmalarını stres ve depresyondan  kaçınmalarını tavsiye ediyoruz.”</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/her-kadinin-bilmesi-gereken-6-hastalik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp sağlığınız için sebze çorbası için!</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/kalp-sagliginiz-icin-sebze-corbasi-icin.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/kalp-sagliginiz-icin-sebze-corbasi-icin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 13:17:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=11226</guid>
		<description><![CDATA[ 
Dr. James A. Duke, ‘Yeşil Eczane’ adlı kitabında, kalp sağlığını korumak isteyenlere sebze çorbalarını öneriyor: “Kalp krizinden korunmak için en beğendiğim yöntemi hiçbir tıbbi metinde bulamazsınız. Bu yöntemin adı sebze çorbaları. Birçok kişi bu çorbalara ‘minestrone’ der, fakat ben ‘medistron’ diyorum. Çünkü sebze çorbalarının en az besin değerleri kadar ilaç etkileri de var. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ekolay.net/kadin/images/18022010080450_3070_687935kal.jpg" alt="Kalp sağlığınız için sebze çorbası için!" width="200" height="150" title="Kalp sağlığınız için sebze çorbası için!" /> <img src="http://www.ekolay.net/kadin/images/trans.gif" border="0" alt="trans Kalp sağlığınız için sebze çorbası için!" width="5" height="1" title="Kalp sağlığınız için sebze çorbası için!" /></p>
<p><span>Dr. James A. Duke, ‘Yeşil Eczane’ adlı kitabında, kalp sağlığını korumak isteyenlere sebze çorbalarını öneriyor: “Kalp krizinden korunmak için en beğendiğim yöntemi hiçbir tıbbi metinde bulamazsınız. Bu yöntemin adı sebze çorbaları. Birçok kişi bu çorbalara ‘minestrone’ der, fakat ben ‘medistron’ diyorum. Çünkü sebze çorbalarının en az besin değerleri kadar ilaç etkileri de var. Bu çorbaların belli bir tarifi yok. Yalnızca kendinizce<strong> uygun </strong><a onmouseover="showAd('24835','100492' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong> </strong></span></a>olan malzemeleri alıp birleştirerek, son derece lezzetli sayısız çorba yapabilirsiniz. En iyisi mevsim sebzeleriyle hazırlamak ve her seferinde küçük değişiklikler yapmaktır. Böylece bir süre sonra bu sağlıklı öğünlerden bıkkınlık gelmez ve ömrünüz boyunca keyifle sürdüreceğiniz bir alışkanlık halini alır. Kendinizi yalnızca çorbalarla sınırlamayın. Sebze ve meyveleri her öğününüzün parçası yapmanız için, bunların kalp hastalıklarından korunmanızı sağladığına dair çok sayıda bilimsel kanıt var.”</p>
<p><strong>TANSİYONU DÜŞÜRÜR, KALP KASLARINI BESLER!</strong><br />
Dr. Duke, çorba yaparken özellikle kullandığı sarımsak, soğan, zencefil ve acı kırmızıbiberin, kanı sulandırarak kalp krizini tetikleyen kan pıhtılarının oluşmasını engellediğini söylüyor: “Sarımsak ve soğan, kolesterolü ve tansiyonu düşürmede de yararlıdır. Domates, ‘gamma amino butirik asit’ (GABA) içerir. Bu bileşik son günlerde hayli ilgimi çekiyor. Çünkü araştırmalara göre, domates ve çorbası yapılan birçok sebzede bulunan GABA, tansiyonu düşürüp, kalp kaslarını güçlendiriyor.”</p>
<p>Dr. Duke, kolesterolü düşürmek için sebze çorbasına enginar, patlıcan, arpa, çeşitli baklagiller, havuç ve ıspanak eklenmesini öneriyor: “Ben çorbalarıma ek olarak güçlü bir antioksidan olan ‘glutathion’ bakımından zengin sebzeler eklerim. Antioksidanlar, koroner arterlerde tıkanmalara neden olan plak oluşumlarını engellerler. Kuşkonmaz, brokoli, lahana, karnabahar, patates, semizotu ve domates zengin antioksidan kaynaklarıdır. Antioksidanları avokado, üzüm, portakal, şeftali ve karpuzdan da alabilirsiniz, fakat ben bunları çorbamda asla kullanmam. Kullanacağınız sebzeler az yağ ve kolesterol içermeli, hatta hiç kolesterol içermemeli. Hatta kendiniz yetiştirirseniz, sebzeler egzersiz yapmanıza da imkan sağlar.”<span id="more-11226"></span></span><span><strong>HER GÜN 5 PORSİYON</strong><br />
Sebze ve meyveler, içerdikleri C ve E vitaminleri ile A vitamini eşdeğeri kartenoidler ve bir B vitamini türü olan ‘folat’ sayesinde, bir numaralı antioksidan kaynağı. Yapılan çok sayıda araştırma, kurallar ölçüsünde tüketilmeleri halinde, bu besinlerin kalp krizi riskini %40 oranında düşürdüğünü gösteriyor. Bunun yanında, kanser riskini de en az P oranında azaltıyorlar. Bu nedenle, İngiltere Kanser Araştırma Kurumu ve birçok Amerikalı<strong> sağlıklı </strong><a onmouseover="showAd('24844','100366' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong> </strong></span></a>beslenme uzmanı, günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmesini teşvik ediyor.</p>
<p>Dr. Duke ise şöyle diyor: “Aklınızda bulunsun, 5 porsiyon en az miktardır. Birçok beslenme uzmanı günde 8 ya da 10 porsiyon öneriyor. California Üniversitesi’nde görev yapan ve besinlerle yayılan salgın hastalıklar konusunda uzman olan Dr. Gladys Block’un, günde 5 porsiyonu yalnızca %10’umuzun tükettiğini söylediğini göz önüne alırsak, günde 8 ya da 10 porsiyona çıkmak hemen hemen imkansız gibi görünüyor. Bunun için en iyi slogan ‘10’a yönelin’ olacaktır.”</p>
<p><strong>KALP SAĞLIĞI iÇiN YARARLI BİTKİLER</strong><br />
Sarımsak, soğan, zencefil ve acı kırmızıbiberin kan basıncını düşürüp, kalp hastalıklarını önlediğini, tedavi ettiğini; soğan ve sarımsağın aynı zamanda kolesterolü düşürerek damarlarda plak oluşumunu engellediğini<a onmouseover="showAd('24841','100129' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong> </strong></span></a> fırsat buldukça tekrarladım. Fakat kalp hastalıklarını önleyen ve tedavi eden başka bitkiler de var.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/kalp-sagliginiz-icin-sebze-corbasi-icin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tırnağınıza iyi bakın</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/tirnaginiza-iyi-bakin.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/tirnaginiza-iyi-bakin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 14:49:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak batması]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=11144</guid>
		<description><![CDATA[
Yoksa üzerlerinde çatlaklar kırıklar çukurlar ya da renk ve şekil değişiklikleri var mı?
Tırnaklarınıza yakından bakın. Güçlü ve sağlıklı görünüyorlar mı? Yoksa üzerlerinde çatlaklar kırıklar çukurlar ya da renk ve şekil değişiklikleri var mı? Tırnaklarımızın durumunun sadece bir kozmetik kaygı olmanın ötesinde sağlığımızla da ilgili olduğunu unutmayalım. Bazı değişiklikler aslında başka hastalıkların da belirtisi olabilir.
Tırnakların keratin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.leyditurk.com/urunler/986-04082009110013.jpg" alt="http://www.leyditurk.com/urunler/986-04082009110013.jpg" title="Tırnağınıza iyi bakın" /></p>
<p><span style="color: #5d002f;">Yoksa üzerlerinde çatlaklar<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> kırıklar<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> çukurlar ya da renk ve şekil değişiklikleri var mı?<br />
Tırnaklarınıza yakından bakın. Güçlü ve sağlıklı görünüyorlar mı? Yoksa üzerlerinde çatlaklar<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> kırıklar<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> çukurlar ya da renk ve şekil değişiklikleri var mı? Tırnaklarımızın durumunun sadece bir kozmetik kaygı olmanın ötesinde sağlığımızla da ilgili olduğunu unutmayalım. Bazı değişiklikler aslında başka hastalıkların da belirtisi olabilir.<br />
Tırnakların keratin adı verilen protein bulunur. Tırnaklar esasen keratin tabakalarından ibarettir. Tırnak yatağından yeni hücreler çoğaldıkça eski hücreler sertleşir ve parmak uçlarına doğru itilir.<br />
Sağlıklı tırnaklar pürüzsüz<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> çatlaksız ve yarıksız bir görünümdedir. Renkleri canlı<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> parlak ve lekesizdir. Dikey olarak tırnağı dibinden ucuna kadar kat eden dikey çizgiler zararsız olup bunlar yaşla birlikte artar. Tırnaklarda beyaz noktalar veya çizgiler de oluşabilir ama bunlar uzayan tırnakla birlikte yok olur.<br />
Tabii ki normal olmayan tırnak değişimleri de pek çoktur. Bunların bir kısmı tırnak hastalıklarına bağlı olduğu gibi bazıları da vücudun ve cildin başka yerlerindeki hastalıklarla bağlantılıdır. İşte tıbbi dikkat gerektiren tırnak değişimleri:<br />
-Tırnakların sarı renk alması<br />
-Tırnağın tırnak yatağından ayrılması (onikoliz)<br />
-Çatlaklar ve çabuk kırılma<br />
-Tırnakların çukurlaşması oluşması<br />
-Matlaşma veya beyazlaşma<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> renk değişimi<br />
-Kıvrılma veya deformasyon<br />
-Tırnakların davul tokmağı şeklini alması<br />
-Tırnak altında morarmalar<br />
-Tırnak batması<br />
Bu gibi değişikliklerin sebebi<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> tırnaklardan değil<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> başka sistemlerden kaynaklanıyor olabilir<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> bu nedenle doktora danışılıp<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> gerekirse altta yatan sebeb tedavi edilmelidir.<br />
<strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #5d002f;"><strong>TIRNAK BATMASI</strong><br />
</span></p>
<p><span style="color: #5d002f;">Ayak tırnağının batması pek çok kişinin yaşadığı bir sorun. Bu konuyu genel cerrahi uzmanı Dr. Ender Berke ile konuştuk<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> işte önerdikleri:<br />
En sık ayak başparmaklarında görülen tırnak batması<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> yumuşak dokuyla tırnağın temas ettiği en uç köşelerden<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> önce iğne batması hissi ile başlar. Ayak parmağına elle basmakla veya ayakkabının basısı ile bu acı hissedilir. İşte bu dönemde tırnağın bu batan köşesinin yuvarlatılarak steril makasla kesilmesi ileride olacak derin batmaları önleyebilir.<br />
<strong>NEDENLERİ</strong><br />
- Ortopedik basma bozuklukları: En sık nedendir. Bunu şöyle teşhis edebilirsiniz: Ayakkabılarınızın topuklarına bakın eğer bir tarafında daha çok aşınma varsa kolayca anlayabilirsiniz. Ortopedi uzmanın size önereceği uygun tabanlık veya parmak altı yastığıyla batığın daha ilerlemesini önlemiş olursunuz.<br />
- Dar ve çok yüksek topuklu ayakkabı giymek<br />
- Tırnak mantarı sonucu gelişen tırnak şekil bozuklukları<br />
- Tırnak üzerine gelen çarpma<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> basma<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> ağır bir cisim düşmesi sonucu olan travmalar<br />
-Spor travmaları. Özellikle genç erkeklerde<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> hele bir de ortopedik basma bozukluğu da varsa<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> tırnak batması kolayca gelişebilir.<span id="more-11144"></span></span><span style="color: #5d002f;"><strong>CERRAHi MÜDAHALE TIRNAĞIN ÇEKiLMESi DEĞiLDiR</strong><br />
İleri dönemlerde<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> tırnak köşelerindeki acı artar<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> o kadar ki yorgan değse acı verir hale gelir Bu duruma tırnak köşelerinde sulanma<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> kızarıklık ve şişlik eşlik eder. En son evrede ise artık şiddetli acı ile birlikte tırnak ile etin birleştiği köşeden<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> granülom dediğimiz<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> bir et parçası ve yanından gelen kanlı sulu bir akıntı ortaya çıkar.</span></p>
<p>Tedavi için verilecek olan antibiyotik hapları veya   sürülecek antibiyotikli kremler oyalanmaktan başka işe yaramaz. Çünkü buradaki<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> artık bir mikrobik iltihap değil<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> ete batan tırnağın yarattığı tahriş sonucu oluşan bir fazlalık doku (granülom) oluşumu ve ona bağlı olan akıntıdır.<br />
Batma olduğu sürece<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> şiddeti artan acıyla beraber bu akıntı durmaz ve granülom daha da büyür. Bu durumda yapılacak olan tedavi artık cerrahidir. İlk akla geldiği gibi cerrahi müdahale tüm tırnağın çekilmesi değildir. Batan tırnak kısmı ve onun kökünün alınmasıyla hiçbir dikiş konmadan yapılan kısmi tırnak küçültülmesi işlemi<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> kesin tedavi şeklidir.<br />
<strong>Ertesi gün normal hayata dönülebilr </strong><br />
Steril şartlarda<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> sabırla oluşturulmuş iyi bir lokal anestezi altında<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> hasta hiçbir acı hissetmeden yapılabilir. İşlem sonrası terlik<img title="," onclick="window.open(this.src)" src="http://www.tatliaskim.com/images/smilies/virgul.gif" border="0" alt="virgul Tırnağınıza iyi bakın"  /> sabo veya geniş bir ayakkabı ile evine gider ve ayağını uzatarak en az 12 saat dinlenirse ağrısı da çok az olur. Ertesi gün pansuman açılarak banyo yapabilir ve ufak bir pansumanla günlük hayatına dönebilir. Yaklaşık bir hafta kadar süren bir akıntıyla bu bölge iyileşir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/tirnaginiza-iyi-bakin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk sağlığa iyi geliyor</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/ask-sagliga-iyi-geliyor-2.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/ask-sagliga-iyi-geliyor-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 14:20:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bRonze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[14 şubat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=11044</guid>
		<description><![CDATA[
Aşk herkese göre değişen kavram; kimine göre süresi kimine göre şekli önemli.
Bazılarına göre aşkın organı kalp kimine göre ise beyin.
“Aşk olmazsa meşk olsun” diyen de var aşkın platoniğini seçen de.
Peki bu aşk denilen şey nedir? Bilim adamlarına göre beyin aktivitesi.
Beyinde artan hormanlarla duygu değişimleri; dopamin norepinefrin feniletilamin gibi çeşitli beyin içindeki hormanların aktivasyonları.
Memorial Suadiye Tıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://www.biriyilik.com/wp-content/uploads/2008/11/ask-su9.jpg" border="0" alt="ask su9 Aşk sağlığa iyi geliyor "  title="Aşk sağlığa iyi geliyor " /></div>
<p>Aşk herkese göre değişen kavram; kimine göre süresi kimine göre şekli önemli.<br />
Bazılarına göre aşkın organı kalp kimine göre ise beyin.<br />
“Aşk olmazsa meşk olsun” diyen de var aşkın platoniğini seçen de.</p>
<p>Peki bu aşk denilen şey nedir? Bilim adamlarına göre beyin aktivitesi.<br />
Beyinde artan hormanlarla duygu değişimleri; dopamin norepinefrin feniletilamin gibi çeşitli beyin içindeki hormanların aktivasyonları.<br />
Memorial Suadiye Tıp Merkezi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. İsmail Yağız ”aşkın sağlığa olumlu etkileri” hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Aşk sadece bir duygu mudur? Gösterilebilir mi?</p>
<p>Aşık bireylerin beyin MR görüntüleri incelendiğinde özellikle dopamin içeren bölgelerin yani beyin sağ bölgesinin yoğun bir biçimde aktivitesinin arttığı gözleniyor.<br />
Dopamin vücuda enerji veriyor iştahı azaltıyor ilgiyi artırıyor uykusuzluk sürekli karşı tarafa odaklanma onu düşünmeyi sağlıyor.<br />
Aşkın 3 fazının ilk dönemi bu şekilde gösteriliyor. Aşkın 2. ve 3. döneminde ise biraz daha sakinlik sevgi iletişim koku duyguları alışkanlık ve güven hissi ön planda.<br />
Bu dönemlerde ise serotonin ve diğer mutluluk sağlayan endorfinler etkili.</p>
<p>Peki “aşk olmazsa meşk olsun” diyebiliyor muyuz?</p>
<p>Yapılan bilimsel çalışmalarda intihar girişiminde bulunan gençlerde kalp kırıklığı terk edilme aşkın kabul görmemesi gibi nedenler var.<br />
Aşk problemleri özellikle genç bireylerde toplum dışına itilme yalnızlık ve depresyonu tetikleyerek yaşam isteğini azaltıyor.<br />
Kırık kalpli gençlerin hayatları incelendiğinde aile ilişkilerinde problemler şefkat ve ilgi eksiklikleri gözleniyor.<br />
Hükümetler gençlerin üzerine daha fazla durulması sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi gençlik cesaretinin olumsuz bir sonuca yol açmaması için önlemler alınması üzerinde duruyorlar.<br />
Aşık olmak kilo vermede büyük bir etken<br />
Aşk hem psikolojik hem de fizyolojik etkileri ile sağlığa iyi geliyor.<br />
Fiziksel etkilerde iştahsızlık ve metabolizma hızının artması başı çekiyor.</p>
<p>Aşkın fiziksel etkileri:</p>
<p>1.Kan akımının düzenlenmesi<br />
Dopamin ve norepinefrin kan akımını artırır.</p>
<p>2.İştah azalması<br />
Tokluk merkezinin uyarılmasıyla açlık hissi kaybolur</p>
<p>3.Kalp ritminin hızlanması<br />
Noradrenalin kalp atım hızını artırır.</p>
<p>4.Yağ yakımı<br />
Stres hormonları olarak bilinen noradrenalin yağ yıkımını sağlar.</p>
<p>5.Metabolizmanın hızlanması<br />
Kilo kontoru ve zayıflık sağlar<span id="more-11044"></span></p>
<p>6.Hafıza ve becerilerin artması<br />
Artan kan beyin kan akımı hafıza ve becerilerin artmasını sağlar.</p>
<p>7.Ağrıyı daha az hissetme<br />
Güçlü vücut içi morfin olan endorfinler hem ağrı algısını azaltır hem de mutluluk sağlar.<br />
8.Bağışıklık sisteminin güçlenmesi<br />
Endorfin ve serotonin yüksekliği bağışıklık sistemini güçlendirir.</p>
<p>9.Cilt sağlığının artması<br />
Kan akımı değişiklikleri ve ¤¤¤¤ hormonlarının artması ciltte duruluk ve canlılık sağlar.</p>
<p>10.Östrojen ve testosteron artması<br />
Üreme isteğini artırır.</p>
<p>Aşkın psikolojik etkileri arasında motivasyonu artırma yönü ön plana çıkıyor.<br />
Kişinin kendisine olan güveninin artması da hem sosyal hayatta hem de iş yaşamında başarıyı getirebiliyor.</p>
<p>Psikolojik etkiler:</p>
<p>1.Motivasyonun artması<br />
Kendine güvenen ve enerjik bir bünye konsantrasyon yoğunluğunu sağlar.</p>
<p>2.Anti depresan etkiler<br />
Kullanılan antidepresanlar serotonin ve noradrenalin türevi maddeler içerir.</p>
<p>3.Özgüven ve başarı<br />
Mesleksel başarılara imza atılır.</p>
<p>4.Dışa dönük sosyal kişilik yapısı<br />
Mutlu ve sosyal bir kişilik yapısı sağlar.<br />
Aşk sağlıklı bir biçimde yaşandığında bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileri sayesinde hastalıklardan koruyabiliyor.<br />
Kişinin tüm güzellikleri ile yaşadığı aşka dengeli ve sağlıklı bir yaşam şeklini de eklemesi gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/ask-sagliga-iyi-geliyor-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
