<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dantel · Elişi · Örgü Modelleri · Dantel Örnekleri · Elişi Örnekleri · Dantel Modelleri · El İşi · Örgü · Havlu Kenarı &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.dantelelisi.com/dantel/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dantelelisi.com</link>
	<description>Dantel, Örgü Modelleri, Dantel Modelleri, Elişi Modelleri, Örgü, çeyiz, Evtekstili, Elişi, Elisi, Piko, Pike</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 19:03:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Hamilelikte çatlak önleyici ürünler</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/hamilelikte-catlak-onleyici-urunler.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/hamilelikte-catlak-onleyici-urunler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 22:56:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte çatlak önleyici ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte çatlak tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=22286</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik döneminde ortaya çıkan ve hamileliğin sona ermesiyle iyice belirginleşen cilt çatlaklarını kakao yağı sürerek önleyebilirsiniz. Gebelik çatlakları: neredeyse bütün gebeliklerde, en azından karın bölgesinde çatlama görülür. Nedeni gayet açıktır. Gebelikte karın ve göğüsler fazla büyüyünce, gerilen deri çatlar. İlk belirtiler hamileliğin 6. Ve 7. Aylarında pembe – eflatun arası bir renkte başlar. Giderek mor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/imagesCA03V2DC-121x150.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-22287" title="imagesCA03V2DC-121x150" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/imagesCA03V2DC-121x150.jpg" alt="imagesCA03V2DC 121x150 Hamilelikte çatlak önleyici ürünler" width="121" height="150" /></a></p>
<p>Hamilelik döneminde ortaya çıkan ve hamileliğin sona ermesiyle iyice belirginleşen cilt çatlaklarını kakao yağı sürerek önleyebilirsiniz. Gebelik çatlakları: neredeyse bütün gebeliklerde, en azından karın bölgesinde çatlama görülür. Nedeni gayet açıktır. Gebelikte karın ve göğüsler fazla büyüyünce, gerilen deri çatlar. İlk belirtiler hamileliğin 6. Ve 7. Aylarında pembe – eflatun arası bir renkte başlar.<span id="more-22286"></span></p>
<p>Giderek mor bir renge dönüşür. En sonunda beyazlaşır. Çatlakları önlemenin en iyi yolu az kilo almaktır. Ne kadar az kilo alırsanız çatlama ihtimali o denli azalır. Bir yandan da, gebelik boyunca, cildin esnemesine yardımcı olmak için krem sürmek gerekir. Çatlakların tedavisi için birçok yöntem deneniyor. Ancak ne yazık ki henüz kesin bir çözüm bulunabilmiş değil. Çatlaklar, pembe veya mor renkte iken, tedavi edilmeleri daha kolaydır. Beyazlaştıktan sonra iş işten geçmiş olabilir. Buna rağmen mikrodermabrazyon, foto ıpl ve karbondioksit tedavileri çatlak tedavisinde etkin olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler doğumdan kısa bir süre sonra uygulandığında, çatlakları gidermekte veya azaltmakta oldukça iyi sonuçlar vermektedir. kakao yağı faydaları: denizde bronzlaşmaya, hamilelik sonrası cilt bozulmalarına karşı faydalıdır. Doğum öncesi ve sonrası çatlakları önleyici etkiye sahiptir. Dudak çatlaması ve ciltte pullanmada kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/hamilelikte-catlak-onleyici-urunler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Zaman Otuzlu Yaşlarda Kalmanın Yolları</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/her-zaman-otuzlu-yaslarda-kalmanin-yollari.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/her-zaman-otuzlu-yaslarda-kalmanin-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 11:19:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[30 yaş sendromu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=22117</guid>
		<description><![CDATA[“Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu kadar, her yaşın da ayrı bir beslenme şekli vardır” diyen Uzman Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar, hep 30’lu yaşlarda kalmanın en doğal reçetesini çıkardı&#8230; • Su, doğanın hazırladığı en etkili gençlik iksiridir. Hücrelerinizin uzun ömürlü ve genç kalmasını istiyorsanız, mutlaka su tüketimine özen gösterin. Kadınlar için 30’lu yaşlardaki ortalama su [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/30-yaş-sendromu.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-22118" title="30 yaş sendromu" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/30-yaş-sendromu.jpeg" alt=" Her Zaman Otuzlu Yaşlarda Kalmanın Yolları" width="355" height="467" /></a></p>
<p>“Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu kadar, her yaşın da ayrı bir beslenme şekli vardır” diyen Uzman Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar, hep 30’lu yaşlarda kalmanın en doğal reçetesini çıkardı&#8230;</p>
<p>• Su, doğanın hazırladığı en etkili gençlik iksiridir. Hücrelerinizin uzun ömürlü ve genç kalmasını istiyorsanız, mutlaka su tüketimine özen gösterin. Kadınlar için 30’lu yaşlardaki ortalama su ihtiyacı 2 litredir. Cildinizdeki nem kaybını engellemek arzusundaysanız, saçlarınızın kuruyup kırılarak dökülmesini istemiyorsanız ya da yediklerinizi enerjiye çevirmeyip kilo almaktan çekiniyorsanız, lütfe su tüketimine özen gösterin.<span id="more-22117"></span><br />
• 30’lu yaşlar cinselliğin keyifli geçebileceği özel yaşlardır, bu yaşlarda hormon kalitenizin devamlılığını korumak adına çinko mineralini hayatınızdan eksik etmeyin.<br />
• Bu günleri sonradan unutmak istemiyorsanız B12 vitaminine dikkat edin. Yorgunluk, halsizlik ve unutkanlık bu yaşlarda çoğu zaman çalışma temposunun yüksekliğine yorulur; ama sebep olarak B12 eksikliği atlanır. Oysa B12 eksikliği ilk belirtilerini bu yaşlarda vermeye başlar. Artık yavaş yavaş deforme olan mideniz, B12 emilimini eskisi kadar iyi yapamaz hale gelir. Ne kadar B12’den yana zengin beslenseniz de vücudunuz ondan eskisi gibi faydalanamaz. Bunun sonucu unutkanlık, halsizlik, yorgunluk, hatta depresyon şikayetleri olur. Müdahalesi çok basit: kan değerlerinize baktırarak B12 takviyesi almak.<br />
• Düzgün bir postüre sahip olmak için kalsiyuma ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Düzgün bir duruş, güçlü bir iskelet yapısı gençliğin en güzel belirtisidir. Yıllarca bu hazineye sahip olmak için kalsiyum anahtarını cebinizde bulundurmalısınız. İlerleyen yaşlarda ‘gençliğimde daha uzundum’ demek istemiyorsanız –ki bu kemik erimesini anlatan bir cümledir- 30’lu yaşlarda sütten, yoğurttan, peynirden alacağınız kalsiyumun değerini bilin.<br />
• Güçlü bağışıklık için D vitaminini eksik etmeyin. 30’lu yaşlarda sık sık hasta olmak ‘artık yaşlandık’ cümlesine neden olur. Güçlü bir bağışıklığa sahip olmaksa gençliğin en değerli belirtisidir. D vitamini depolarınızı dolu tutmanın tek yolu da güneş! Üç haftalık güneş tatili, doğanın en özel sağlık reçetesidir.<br />
• Cilt elastikiyetinizi korumak için C ve E vitamini alın. Size bu vaadi sunan kremlerin içinde bu vitaminler vardır. C vitamini, meyve ve sebzelerden her mevsim rahatlıkla karşılayabileceğiniz bir vitamin. E vitamini yağlı tohumlar ve bitkisel yağlardan karşılayabilirsiniz.<br />
• Kilonuzu yönetmek için 2-2.5 saatlik aralıklarla beslenin. Sık kilo değişimleri bu yaşlarda bedenin, özellikle de cildin hızla yaşlanmasına neden olur. Yiyecekler üzerinde oluşturacağınız zaman yönetimi, beraberinde size miktar yönetim alışkanlığı da kazandıracaktır.<br />
• Dikkat! Bu yaşlarda karın çevreniz yağlanmaya başlıyor. Evet, düşük belli pantolonlarımızın verdiği sinyaller doğru; karın çevreniz yağlanıyor. Karın çevresi yağlanması insülin hormonunuzun fazla salgılandığı anlamına da gelebilir. Fazla salgılanan insülin hormonunu kontrol altına alamazsanız eğer, bel çevreniz daha da genişleyebiliyor ve kilo vermek daha da zor olabilir. İmdat! Biri bizi bu kısır döngüden kurtarsın!<br />
• Antioksidan desteği için daha çok sebze, daha çok meyve tüketin. Her mevsimin meyve ve sebzesinin rengi farklıdır çünkü doğa bizim ihtiyaçlarımıza göre seçer meyveleri. Bu renkler antioksidanların da göstergesidir. Tek yapacağınız, bir manavdan bütün mevsim renklerinden sebze-meyve almak ve gün içerisinde onlara sırayla yer vermek.<br />
• Eklem yerlerinizdeki sıvıları korumak için Omega 3 tüketin. Omega 3 dendiğinde, kalp sağlığı ve beynin yaşlanma sürecini yavaşlatması gelir akla. Bir diğer faydası da eklem yerlerindeki sıvı miktarının korunmasını sağlamaktır. 30’lu yaşlar tam da bu zamanlardır! İlerleyen yaşlarda da rahat rahat bacak bacak üstüne atmak, topuklularla rahat yürümek istiyorsanız, Omega 3 tüketin.<br />
• 30’lu yaşlarda aşk bir başkadır. Ama 30’lu yaşlarda yaşanan aşklar hem kalp hem de akılla yaşanır. Lütfen partnerinizle çıkacağınız ilk akşam yemeğinde bir balık restoranını tercih edin. Balık sağlıklı, genç bir kalp ve beyin için vazgeçilmez bir besindir. Hem aklıyla hem kalbiyle aşk yaşamak isteyen kadınlara mutlaka balık öneriyorum.<br />
• Unutmayın, kırmızı etle capcanlı olursunuz. Cildiniz oluk gözüktüğünde ilk tepkiler ‘senin mutlaka kansızlık problemin var’ biçiminde olur. Bu tepki göz ardı edilmemeli. Kadınların kırmızı ete demir için mutlaka ihtiyacı var. Kırmızı eti haftada iki öğün tercih ederseniz, demir ihtiyacınızı rahatça karşılayabilirsiniz. Cildiniz de canlılığını kolaylıkla sürdürür.<br />
• Ruhunuzu doyuran gıdaları keşfedin. Belki de çoktan keşfettiniz ve ofisinizdeki ilk çekmeceye de koydunuz; ama oraya uzanmamak için de elinizden geleni yapıyorsunuz. Biliyoruz ki çekmecedeki aşkınız çikolata! Ve bu kadar fırtınalı bir ilişki yaşamanıza gerek yok! Günün belirli saatini ona ayırmanız, ilişkinizi daha düzeyli kılabilir.<br />
• Gerçek mutluluk sporda ama bu mutluluğu keşfetmek için en az 15 gün beraber olmalısınız. Sonrasında inanın, sporun yerini hiçbir şey tutamayacak. Sadece hayatınızda ne kadar ve ne şekilde yer alması gerektiğine karar verin ve ilişkiniz için en az 15 gün devamlılık sağlayın. Sonrasında yaşadığınız mutluluk, spor alışkanlığının devamlılığını kendiliğinden sağlayacaktır. Bu yaşlarda pilates, yüryüş, yüzme, yoga, tenis tercih edebileceğiniz keyifli spor dallarıdır. Amacınız yarışlara katılmak değilse her gün saatlerce spor yapmayın ve sporu sadece kilo vermek için tercih etmeyin.<br />
• Maden suyu, doğanın cildinize armağanıdır. Günde mutlaka iki şişe tüketin. Maden suyunu cildinize de uygulayabilirsiniz. Doğal mineral kaynağı olan maden suyu, cildinizi hem içten hem dıştan besleyen en doğal maddelerdendir.<br />
• Tarçın kokusu ve lezzeti kadın ruhunun vazgeçilmez tatlı isteğini kontrol altına alıyor dersek ne dersiniz? Yarım çay kaşığı tarçın lezzetiyle tatlıyla ilişkiniz kolay olacak.<br />
• Günlerinizi planlayın, mutlaka bir günlük tutun ve yediğiniz yiyeceklerle saatleri not alın. Ardından, beslenme günlüğünüzü bir diyetisyenle birlikte değerlendirin.<br />
• Fazla kilolarınızdan 30’lu yaşlarda kurtulun. Kilo verdikten sonra cildinizin kendini toparlayabilmesi için daha fazla gecikmeyin. 12 kilonun üstünde bir fazlalığınız varsa bu yaşlarda onlardan mutlaka kurtulmalısınız. Cildinize en son müdahale edebileceğiniz zaman da yine bu yaşlar.<br />
• Alkol tüketim sıklığını ve miktarını mutlaka kontrol altına alın. Şu bir gerçek ki cildinizde şişede durduğu gibi ışıltılı durmuyor! Vücudunuza yaşattığı su kaybıyla cildinizi biraz daha yaşlandırıyor. Alkol alırken mutlaka su tüketimine özen gösterin. Her bir kadeh için bir bardak su için. Hem sağlığınız, hem de cildiniz için 25 gram alkolün üzerine çıkmayın. 25 gram alkol, 200 ml şarap, 50 ml viski, votka, rakı ve 500 ml bira anlamına gelir. Haftada en fazla iki-üç gün alkol tüketimi cildiniz ve sağlığınız açısından doğru bir seçimdir.<br />
• Sigara cildinizi, bedeninizi, organlarınızı, damarlarınızı, saçlarınızı, ellerinizi ve dudaklarınızı yaşlandırır. Bu olumsuz etkilerden kendinizi korumanın tek yolu sigarayı bırakmak ve düzenli olarak C vitamini içeren besinler tüketmek.<br />
• Güzel ve pürüzsüz bacaklar için varislere dikkat! Kadın olmak ve varisler, erkek ve göbekli olmak kadar doğal karşılanıyor artık. Oysa bu iki durum da müdahale gerektiren örneklerdir. Kadınlar varis problemlerine bu yaşlarda mutlaka müdahale etmeli. Bu dönemde varis probleminin başlıca nedenleri arasında kilo sorunu da yer alır. Hareketsiz yaşam tarzı veya topuklular üzerinde geçen hareketli bir yaşam varislere neden olabilir. Ya da annenizden size kalan ve saklanmaması gereken bir miras da olabilir bu. İlk müdahale, mutlaka kilo problemlerinden kurtulmak olmalı. Diğeri doktor kontrolü. Meraklanmayın; varis artık çok kolay tedavi edilen bir sağlık problemi.<br />
• Ve selülit! Bacaklarınızın güzelliğine gölge düşürebilecek bir sorun daha! Selülitten kurtulmak mı istiyorsunuz? Bacaklarınıza düzenli masaj yapın. Bol posalı beslenin. Şekerden vazgeçmeyi deneyin. Tuzu azaltın. Su tüketimini artırın y ada kilonuzu ideal aralıkta tutmaya gayret gösterin.<br />
• Asla düşük kalorili diyetler uygulamayın. Çünkü bu sizi yaşlandırır! Yağsız diyetler cildinizin çok çabuk yaşlanmasına neden olur. Aslında çevrenizden bu uyarıları sıklıkla duyarsınız; ama hızla zayıflamanın verdiği haz yüzünden dikkate almazsınız! Oysa cildinizdeki çöküklük ve yorgunluk, diyetinizin hem yanlışlığının ispatıdır, hem de hızlı yaşlanmanın nedenidir. Lütfen zayıflama diyetlerini bir diyetisyen kontrolünde yapın.<br />
• Sağlık için küçük sinyallerle doludur 30’lu yaşlar… Bu nedenle aile ağacınızı iyi sorgulayın ve uzman doktor eşliğinde risklerinizi belirleyin. Bu yaşlarda alacağınız önlemler, hastalıkları hayatınıza sokmamak adına oldukça önemlidir.<br />
• 30’lu yaşlar doğurganlığın kadın için armağan yaşlardır. Yeni bir canlıyı dünyaya getirme hissini hem bedeninizde hem de ruhunuzda hissetmeye başlarsınız. Bu eşsiz sürece hazırlık için kadınların gerekli sağlık muayenelerinden geçmiş olması önemlidir. Hayatınızda mutlaka kadın sağlığı uzmanı bir doktor bulunsun ve yıllık muayenelerinizi kesinlikle atlamayın.<br />
• Bu yaşların uykusu, güzellik uykusu gibidir… Uyku düzeninize dikkat edin. Dinlenmiş bir yüzle güne başlamak için 7-8 saatlik uyku almaya özen gösterin. Uyku saatlerinizi bir düzene oturtun. Bu, vücudunuzu daha da keyiflendirecektir..<br />
• Kadınların sihirli meyveleri çilek, kiraz, kırmızı üzüm, nar, yabanmersini, kuşburnu, mürdüm eriğidir. Bu meyvelerim damar ve hücre kaliteniz üzerindeki etkisiyle yıllara meydan okuyabilirsiniz.<br />
• 30’lu yaşlarda sabah yorgunluklarıyla yataktan kalkmak zordur, gülümsemek zordur, işe gitmek zordur, günü yaşamak zordur. Bütün bu zorlukların altında folik asit, demir, B12, D vitamini, çinko eksikliği olabilir. Fizyolojik depresyonun gizli ajanları olan bu vitamin ve mineral değerlerinizi önemseyin ve takip edin.<br />
• Düzenli çalışan bir sindirim sistemi; keyifli ve konforlu bir hayat, hızlı çalışan bir metabolizma, kaliteli vitamin ve mineral depoları demektir. Sindirim sisteminize iyi bakın. Posalı yiyecekleri; sebze ve meyveleri diyetinize katın.<br />
• 30’lu yaşların çay keyfi bambaşkadır. İşte ruhunuza ve bedeninize hitap eden çaylar: yeşil çay, kuşburnu, rezene, ıhlamur, mate, rooibos çayı, ekinezya ve beyaz çay. Bir çay listesi yapın ve günde beş fincana kadar çeşitlendirerek tüketin. Sindirimden dolaşım sistemine, iştah kontrolünden cilt kalitesine kadar pek çok fayda sağlayan bu çayların, doğanın bir başka armağanı olduğunu unutmayın!</p>
<p><strong>Elle</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/her-zaman-otuzlu-yaslarda-kalmanin-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Topuklu Ayakkabı Giymenin Sağlıklı Yolları</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/topuklu-ayakkabi-giymenin-saglikli-yollari.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/topuklu-ayakkabi-giymenin-saglikli-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 10:38:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ayak bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[ayak sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[topuklu ayakkabı giymek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=22112</guid>
		<description><![CDATA[Topuklu ayakkabı kullanımı, özellikle metropol kadını için artık vazgeçilmez bir aktivite… Kadınlar biliyor ki şık bir topuk, çevresindeki insanların ona bakışında ciddi değişimler yaratıyor. Kadın kendini daha güzel, çekici ve güçlü hissediyor, kendine güveni artıyor. Oysa bu bir paradoks… Çünkü kadınları mutlu eden topuklar, çoğu kez acı çekmelerine de yol açıyor. Günün sonunda ağrıyan ayaklarıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/topuklu-ayakkabı-giymenin-püf-noktaları.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-22113" title="topuklu ayakkabı giymenin püf noktaları" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/topuklu-ayakkabı-giymenin-püf-noktaları.jpg" alt="topuklu ayakkabı giymenin püf noktaları Topuklu Ayakkabı Giymenin Sağlıklı Yolları" width="500" height="281" /></a></p>
<p>Topuklu ayakkabı kullanımı, özellikle metropol kadını için artık vazgeçilmez bir aktivite… Kadınlar biliyor ki şık bir topuk, çevresindeki insanların ona bakışında ciddi değişimler yaratıyor. Kadın kendini daha güzel, çekici ve güçlü hissediyor, kendine güveni artıyor.</p>
<p>Oysa bu bir paradoks… Çünkü kadınları mutlu eden topuklar, çoğu kez acı çekmelerine de yol açıyor. Günün sonunda ağrıyan ayaklarıyla yürümekte zorluk çeken kadınlar, topuklu ayakkabı giymenin güzel, ama zararlı bir şey olduğuna kanaat getiriyor.</p>
<p>Hâlbuki işin püf noktasını bilince, ‘mutluluk veren acı’ ‘mutluluk veren keyfe’ dönüşüyor. Üstelik pek bilinmemekle birlikte, sağlıklı bir topuklu ayakkabı tüm bacak kaslarının çalışmasına yardımcı oluyor.</p>
<p>Türkiye’nin önemli ökçe üreticilerinden Ce-Plast hem rahatına, hem de şıklığına önem veren kadınların sağlıklı bir şekilde topuklu ayakkabı kullanabilmeleri için ‘püf noktalarını’ açıkladı:<span id="more-22112"></span></p>
<p>Satın aldığınız ayakkabının malzemesine ve kalitesine dikkat edin. Ayakkabının iç kısmının çok kaygan ve sert olmaması gerekiyor. Ayrıca ayağınızın doğal yapısıyla uyum göstermeli. Ayakkabının uzunluğu ve genişliği, ayağınızla orantılı olmalı.</p>
<p>Akşam saatlerinde ayakkabı almaya özen gösterin. Çünkü günün yorgunluğunu taşıyan ayaklar, hangi ayakkabı da rahat edeceğini daha iyi seçer. Ayak numaranızı yaşınız ilerledikçe kontrol edin. Ayakkabınızı ayakta deneyin. Ayrıca iki çifti de deneyin; çünkü her iki ayağın ölçüleri aynı olmayabilir. Ayakkabıyı denerken, yüksek topuk nedeniyle ayağınızın ne kadar öne kaydığına dikkat edin. Eğer, ayakkabıyı giydiğinizde, topuğunuzun arkasında işaret parmağınızın rahatlıkla sığacağı kadar boşluk kalıyorsa, ayağınız fazlasıyla öne kaymıştır ve o ayakkabı ayağınıza iyi uymuyor demektir.</p>
<p><strong>Parmaklarınızı açıkta bırakın</strong><br />
Ayak tabanınızda ağrı varsa, ayakkabının içine, ortopedik tam bir tabanlık yerleştirin veya topuklu ayakkabılarla uzun süre ayakta duruyorsanız, ayakkabının ön tarafında silikon metatars yastıkçıkları kullanın. Her gün farklı yükseklikte topuklu ayakkabı giyilmesi de, ağrılarınızı azaltır. Parmaklarda nasır oluşmasını önlemek için, parmakları açıkta bırakan yüksek topuklu ayakkabıları tercih edin.</p>
<p><strong>Güçlendirilmiş ve geniş topuk tercih edin</strong><br />
Her gün aynı ayakkabıyı giymeyin, mutlaka bir gün ara verin. Koruyucu ayak malzemeleri kullanın. Tırnaklarınız küt kesin ve fazla uzatmayın, kenarlarını yuvarlamayın. Ayaklarınıza mutlaka tam uyan ayakkabı giyin. Ayakkabının ayağınıza zamanla oturmasını beklemeyin, ayakkabılar giydiğiniz anda rahat olmalı. Astar kullanılmayan ayakkabılar daha rahat ve yumuşak oluyor, ancak bazen ayağınızı ilk birkaç kullanımda boyama riski de taşıyor. Bu boyama, zaman içinde geçiyor. Ayakkabınızı üstü hakiki deri, sıkı konçlu, içi yastıklı ve ayak parmakları kısmının esnek olacağı şekilde seçin. Güçlendirilmiş ve geniş topukları tercih edin.</p>
<p><strong><br />
Kaliteli bir kadın ayakkabısı 150-200 TL’den başlıyor</strong><br />
Ayakkabılar mokasen tipli olmalı, geniş kalıplı, içinde ayağımızın sıkışmadığı ayakkabılar kullanılmalı. Topuk boyu 5 santimetreyi aştığında, gün sonunda ayaklarınızın yorulduğunu hissedebilirsiniz. Eğer gün boyu topuklu ayakkabı giyecekseniz, topuk boyunuz bu uzunluğu aşmamalı.</p>
<p>Mahmure</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/topuklu-ayakkabi-giymenin-saglikli-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mandalina Kanser Düşmanı</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/mandalina-kanser-dusmani.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/mandalina-kanser-dusmani.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 09:51:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[mandalinanın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=21818</guid>
		<description><![CDATA[Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan ve C vitamini deposu olarak bilinen mandalinanın, kanser riskini azalttığı bildirildi.Uludağ Üniversitesi (UÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başdiyetisyeni Sevinç Yetişen, mandalinanın turunçgiller familyasından tatlı, kokulu, lezzetli ve vitamin açısından zengin bir meyve olduğunu belirtti. Yetişen, yapılan araştırmalarda mandalinaya turuncu rengini veren karoten nedeniyle karaciğer hastalıkları, damar sertliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/mandalinanın-faydaları.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-21819" title="mandalinanın faydaları" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/mandalinanın-faydaları.jpeg" alt=" Mandalina Kanser Düşmanı" width="670" height="300" /></a></p>
<p>Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan ve C vitamini deposu olarak bilinen mandalinanın, kanser riskini azalttığı bildirildi.Uludağ Üniversitesi (UÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başdiyetisyeni Sevinç Yetişen, mandalinanın turunçgiller familyasından tatlı, kokulu, lezzetli ve vitamin açısından zengin bir meyve olduğunu belirtti.<span id="more-21818"></span></p>
<p>Yetişen, yapılan araştırmalarda mandalinaya turuncu rengini veren karoten nedeniyle karaciğer hastalıkları, damar sertliği ve şeker hastalığı riskini azalttığını ifade ederek, içeriğindeki potasyum sayesinde de yüksek tansiyonu düşürmeye yardım olduğuna dikkati çekti.</p>
<p>Mandalinanın C vitamini içermesiyle de soğuk algınlığı, grip, nezle gibi rahatsızlıklara karşı bedenin direnme gücünü artırdığının saptandığını vurgulayan Yetişen, şunları kaydetti: &#8220;Bulundurduğu çözünür posa nedeniyle kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir. İçerdiği antioksidan maddelerle vücudumuzun kansere yakalanma riskini azaltır. Mandalinada bulunan tangeretin adlı flavon sayesinde antikansorejen özellik gösterir ve enfeksiyonun yayılmasını önlemede etkilidir.&#8221;</p>
<p>Sevinç Yetişen, mandalinanın, stres ve uykusuzluğa karşı etkisiyle ilgili araştırmaların halen devam ettiğine de değinerek, birçok çeşidi bulunan, turuncu sarı renklerde olan mandalinanın etli ve sulu bir yapıya sahip olduğunu anlattı.</p>
<p><strong>Çekirdekleri çıkarılmalı</strong></p>
<p>Çekirdeksiz türleri de bulunan mandalinanın kolay soyulabildiği için çocukların da severek yediği bir meyve olduğunu ifade eden Yetişen, &#8220;Çekirdekleriyle tüketilmesi apandis organını tıkayarak, akut apandisite yol açar. Bu nedenle çekirdeklerinin çıkarılarak yenmesi gerekir&#8221; dedi.</p>
<p>Mandalinanın, genellikle içerdiği şeker-asit dengesinin sağlandığı 11-16 Ekim döneminde hasat edildiğini belirten Yetişen, şöyle konuştu: &#8220;Bu nedenle, genelde yeşil olduğu için sarartma işlemi uygulanır. Mandalinalar önce yıkanır, kurutulur sonra depolarda 26-28 derecede etilen gazına tabi tutularak oksijenle havalandırılır. Etilen ile sarartma işlemi meyve ne kadar olgunlaşmışsa o kadar kısa sürer. Az olgunlaşmış meyvede 4-5 gün, kasım ayında toplanmış bir meyvede ise süre 1-2 gündür. Bu işlemlerin gıda kodeksine uygun olarak yapılması insan sağlığını olumsuz etkilemez. Mandalina kendi haline bırakıldığında da kabukları üzerindeki klorofil parçalanarak zamanla turuncu renk alır.&#8221;</p>
<p><strong>Günde 2-3 adet üretilmeli</strong></p>
<p>Başdiyetisyen Yetişen, mandalinanın kabuk renklerinin, cinsine göre açık sarıdan koyu kırmızıya kadar çeşitlilik gösterdiğine işaret ederek, çok ince ve bol gözenekli bir kabuğa sahip olduğundan, meyvenin diğer turunçgillere oranla çok daha çabuk su kaybettiğini bildirdi.</p>
<p>Bu nedenle mandalinanın satın alındıktan sonra kısa süre içinde tüketilmesi gerektiğine dikkati çeken Yetişen, sonbaharın başından kışın ortalarına kadar yenebilen mandalinanın taze olarak tüketildiği gibi meyve suyu, marmelat, tatlı, reçel, şerbet yapımında da kullanıldığını ve bazı et yemeklerine de lezzet kattığını anlattı.</p>
<p>Yetişen, mandalinanın kabuğunun dış yüzünde bulunan içi uçucu yağ dolu kesecikler sayesinde kabukları ezildiğinde çevreye hoş bir koku yaydığını belirterek, kabukları ince kıyılıp, kek ve pastaya da katılabildiğini kaydetti.</p>
<p>Mandalina esansı olarak adlandırılan yağın, şekercilik ve likör sanayinde de kullanıldığını anlatan Yetişen, şeker hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği mandalinanın mevsiminde taze olarak günde 2-3 adet sofralarda yer alması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p>Milliyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/mandalina-kanser-dusmani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar karşısında yemek yemenin zararları</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/bilgisayar-karsisinda-yemek-yemenin-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/bilgisayar-karsisinda-yemek-yemenin-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 08:43:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=21418</guid>
		<description><![CDATA[Bilimadamları, bilgisayar karşısında yemek yemenin, tokluk duygusunu azalttığı konusunda uyarıda bulundu! İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, işte, evde ve hatta restoranlarda gözlerini bilgisayar ekranından ayırmadan yemek yemeyi alışkanlık haline getirenlerin sayısının gitgide arttığı günümüzde, bu konuda bir araştırma yapan bilimadamları, bunun pek de sağlıklı olmadığını ortaya koydu. İngiltere’deki Bristol Üniversitesinde görev yapan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/bilgisayar-karşısında-yemek-yemenin-zararları.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-21420" title="bilgisayar karşısında yemek yemenin zararları" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/bilgisayar-karşısında-yemek-yemenin-zararları.jpeg" alt=" Bilgisayar karşısında yemek yemenin zararları" width="355" height="237" /></a></p>
<p>Bilimadamları, bilgisayar karşısında yemek yemenin, tokluk duygusunu azalttığı konusunda uyarıda bulundu!<br />
İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, işte, evde ve hatta restoranlarda gözlerini bilgisayar ekranından ayırmadan yemek yemeyi alışkanlık haline getirenlerin sayısının gitgide arttığı günümüzde, bu konuda bir araştırma yapan bilimadamları, bunun pek de sağlıklı olmadığını ortaya koydu.<span id="more-21418"></span></p>
<p>İngiltere’deki Bristol Üniversitesinde görev yapan bilimadamları, iki gruba ayırdıkları katılımcılara aynı menüden oluşan bir öğle yemeği verdi.</p>
<p>İlk gruptan yemeklerini bilgisayarda oyun oynarken yemelerini isteyen araştırmacılar, diğer gruptakilerin ise normal bir şekilde, masa başında yemek yemelerini sağladı.</p>
<p>Araştırmada, yemeğin ardından ilk gruptakilerin tokluk hissinin diğerlerine göre çok daha az olduğu ve bu kişilerin yemekten yarım saat sonra çok daha fazla sayıda bisküvi atıştırdıkları gözlemlendi.</p>
<p>İnsanın yemek yerken dikkatini başka bir eylemde yoğunlaştırmasının, farkında olmadan daha fazla kalori almasına neden olduğunun altını çizen araştırmacılar, bilgisayar başından kalkmadan yemek yiyenlere uyarıda bulundu.</p>
<p>Milliyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/bilgisayar-karsisinda-yemek-yemenin-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık Mucizesi Ihlamur</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/saglik-mucizesi-ihlamur.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/saglik-mucizesi-ihlamur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 16:55:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel mucizeler]]></category>
		<category><![CDATA[ıhlamurun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=21391</guid>
		<description><![CDATA[Sağlığınızı korumak adına doğanın bize sunduğu yardımcılardan destek almak isterseniz bu konuda imdadınıza öncelikle ıhlamur yetişmelidir. Bilindiği gibi pek çok bitki doğrudan tüketildiği zaman oldukça önemli etkilere neden olmaktadır. Bunlardan bir tanesi de en fazla tercih edilen ıhlamurdur. Ihlamuru tek olarak kaynatarak içebildiğiniz gibi başka yardımcı malzemeler ile birlikte de kullanabilirsiniz. En fazla kekik, nane, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/ihlamur.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-21392" title="ihlamur" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/ihlamur.jpg" alt="ihlamur Sağlık Mucizesi Ihlamur" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Sağlığınızı korumak adına doğanın bize sunduğu yardımcılardan destek almak isterseniz bu konuda imdadınıza öncelikle ıhlamur yetişmelidir. Bilindiği gibi pek çok bitki doğrudan tüketildiği zaman oldukça önemli etkilere neden olmaktadır. Bunlardan bir tanesi de en fazla tercih edilen ıhlamurdur.<span id="more-21391"></span></p>
<p>Ihlamuru tek olarak kaynatarak içebildiğiniz gibi başka yardımcı malzemeler ile birlikte de kullanabilirsiniz. En fazla kekik, nane, tarçın, karanfil gibi yardımcı baharatlar ile birlikte tercih edilmektedir.</p>
<p>Ihlamur tek kullanıldığı zaman hazımsızlığa yardımcı olmaktadır. Yardımcı bazı baharatlar ile birlikte kullanırsanız da kısa bir süre içerisinde etkisini görürsünüz. Uzun zamandır mide rahatsızlıkların tedavi edilmesinde bu mucize bitkiden faydalanılmaktadır.</p>
<p>İçeriğinde bulundurduğu zengin vitaminler ile vücudunuzu hastalıklara karşı korurken yatıştırıcı ve dinginlik verici etkisi yardımıyla da hasta olduğunuz zaman dinlenmenizi ve kısa bir süre içerisinde iyileşmenizi sağlar. Haricen uygulanması durumunda ise açık yaraların iyileşmesi, saçların gürleşmesi gibi hususlarda kullanıldığı bilinmektedir.</p>
<p><a href="http://www.idealdiyet.com/">idealdiyet.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/saglik-mucizesi-ihlamur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Sağlığı İçin Önemli Uyarılar</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/dis-sagligi-icin-onemli-uyarilar.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/dis-sagligi-icin-onemli-uyarilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 10:26:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[gülümseme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=21373</guid>
		<description><![CDATA[Gülümsemeniz diğer insanların ilk gördüğü şeylerden birisidir ve güçlü bir mesaj gönderebilir. Parlak, sağlıklı bir gülümseme görünüşünüzden gurur duyduğunuzu ve hatta kendinize güveninizi gösterir.Vücudunuzun kalan kısmı ve vücudunuz gibi, gülümseme yaşlar ve yıllar boyunca ihmal edilirse lekeler, tartar, ve hatta rahatsızlık baş gösterir. Yani sodanızdan bir yudum daha almadan ya da pastanızdan bir ısırık, aşağıdakilere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/gülümseme.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-21374" title="gülümseme" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/gülümseme.jpeg" alt=" Diş Sağlığı İçin Önemli Uyarılar " width="355" height="417" /></a><br />
Gülümsemeniz diğer insanların ilk gördüğü şeylerden birisidir ve güçlü bir mesaj gönderebilir.<br />
Parlak, sağlıklı bir gülümseme görünüşünüzden gurur duyduğunuzu ve hatta kendinize güveninizi gösterir.Vücudunuzun kalan kısmı ve vücudunuz gibi, gülümseme yaşlar ve yıllar boyunca ihmal edilirse lekeler, tartar, ve hatta rahatsızlık baş gösterir. Yani sodanızdan bir yudum daha almadan ya da pastanızdan bir ısırık, aşağıdakilere bir göz atın:<span id="more-21373"></span></p>
<p>Ne yediğinize ve içtiğinize dikkat edin. Dişçiler uzun zamandır dişleri lekeleyecek içecek ve yiyeceklere dair hastalarını uyarmayı sürdürüyor. Kahve, çay, kırmızı şarap, soya sosu, böğürtlen ve diğer koyu renkli gıdalar leke bırakıcılar listesinde bulunuyor. Ama sabah kahvesinden ya da yemeğinizin yanında bir kadeh şaraptan vazgeçemiyorsanız, hemen ardından dişlerinizi fırçalamanızı öneririz.<br />
Tam da her şeyi bildiğimizi sanırken, son araştırmalara göre açık renkli ama şeker ve asit içeren yiyecekler de dişlere zarar verebiliyor. Limonata ve beyaz şarap en çok dikkat edilmesi gerekenlerin başında geliyor.</p>
<p><strong>Dişlerinizi alet olarak kullanmayın.</strong> Kim dişlerini bir paket cips açmak için kullanmamıştır ki? Unutmayın, dişlerimiz çiğnemek için dizayn edilmişlerdir, bir makasın, şişe açacağının vs. yerini almak için değil. Dişlerinizi yemek yemek dışında kullandığınız her sefer (kalem kemirenler başta olmak üzere) dişinizi çatlatma ve hatta kırma tehlikesine sokarsınız. Üstelik bu estetik görünümden daha önemli problemler çıkarabilir çünkü çatlaklar dişlerin hassasiyetini arttırır.</p>
<p>Ne kullandığınıza dikkat edin. Dişçilerin hastalarını sürekli yumuşak diş fırçası kullanmaları konusunda uyarmalarının bir sebebi var. Dişlerimizin üzerindeki mine tabakası yaşımız ilerledikçe incelir, ve sert bir fırça ile fırçalamak bu süreci hızlandırabilir. Diş minesinin koruyucu bir rolü vardır, dişin daha hassas bölgelerine kalkan görevi görür ve onsuz sıcak ve soğuğa daha duyarlı olursunuz ve lekelenmeye daha meyilli. Öyleyse diş minenizi muhafaza için aşındırıcı macunlardan ve asit ve şeker içeren içeceklerden uzak durun. Bunun dışında diş minesini güçlendirmek için çeşitli ürünler de bulunmakta ve bu ürünler diş üzerinde ince bir tabaka oluşturarak, bakterileri uzak tutuyor ve diş minesine destek çıkıyor.</p>
<p>Fazla beyazlatmayın. Diş beyazlatmak, güzellik rejiminde ön sıralarda yerini aldı bir süredir. Temiz görünümlü ve beyaz dişlerin estetik yönü tartışılmaz olsa da bir sürü yan etkisi var. O yüzden kendinizi sınırlayın ve senede en fazla 2 kez ve profesyonel birine yaptırın.<br />
Dişçinizle randevulaşın.</p>
<p>Dişçiye sadece dişiniz ağrıdığında gitmekten derhal vazgeçin, en az altı ayda bir diş kontrolüne gidin. Üstelik güzel bir gülümsemenin ayrıntılarını da sadece hekiminizden duyabilirsiniz..</p>
<p><strong>Milliyet</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/dis-sagligi-icin-onemli-uyarilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meyvelerden gelen şifa</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/meyvelerden-gelen-sifa.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/meyvelerden-gelen-sifa.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2011 11:44:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[meyvenin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=20875</guid>
		<description><![CDATA[Meyve tüketimi kadınlarda miyom oluşumu riskini azaltıyor&#8230;ABD’de yapılan bir araştırma, meyve yiyen kadınlarda yemeyenlere oranla daha az miyom oluştuğunu ortaya koydu.Boston Üniversitesi araştırmacıları, 30’lu yaşlarındaki 23 bin siyahi kadınla yaptığı çalışmanın neticesinde, daha çok meyve yiyen ve A vitamini alan kadınlarda miyom oluşma riskinin daha az olduğunu belirtti. Araştırmanın, miyom oluşma riski beyazlara oranla üç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/meyve.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-20876" title="meyve" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/meyve.jpeg" alt=" Meyvelerden gelen şifa" width="670" height="320" /></a></p>
<p>Meyve tüketimi kadınlarda miyom oluşumu riskini azaltıyor&#8230;ABD’de yapılan bir araştırma, meyve yiyen kadınlarda yemeyenlere oranla daha az miyom oluştuğunu ortaya koydu.Boston Üniversitesi araştırmacıları, 30’lu yaşlarındaki 23 bin siyahi kadınla yaptığı çalışmanın neticesinde, daha çok meyve yiyen ve A vitamini alan kadınlarda miyom oluşma riskinin daha az olduğunu belirtti.<span id="more-20875"></span></p>
<p>Araştırmanın, miyom oluşma riski beyazlara oranla üç kat fazla olan siyahi kadınlarla yapılmasının nedeninin, yüksek risk durumunun beslenmeyle ilgisi bulunup bulunmadığını da ortaya koymak olduğu kaydedildi.</p>
<p>1995’ten başlayan &#8220;Siyahi Kadınların Sağlık İncelemesi&#8221; verilerinden yararlanılarak yapılan araştırma, günde 4 porsiyon meyve ya da sebze tüketen kadınlarda miyom oluşumunun günde bir porsiyon yiyenlere oranla yüzde 10 daha az olduğunu gösterdi.</p>
<p>Sebze ve meyve tüketimi ayrı ayrı incelendiğinde ise meyve tüketmenin miyom oluşma riskini azalttığı, ancak sebzenin bir etkisinin olmadığı tespit edildi.</p>
<p>Araştırmada, miyom riski ile alınan C ya da E vitamini miktarı arasında bağlantı olmadığı, ancak A vitamininin riski azaltmada etkisi olabileceği de saptandı.</p>
<p>Araştırmacılar, çalışmanın, beslenme şeklini değiştirmenin miyom oluşma riskini değiştirebileceğini tam olarak kanıtlamadığını, ancak ikisi arasında bazı ilişkiler olduğunu gösterdiğini vurguladı.</p>
<p>Rahimde gelişen iyi huylu tümörler olan miyomların büyüklüğü değişebiliyor. Kanser riski taşımayan miyomlar, bazen ağrılara sebep olabiliyor.</p>
<p>Çalışmanın sonuçları &#8220;American Journal of Clinical Nutrition&#8221; dergisinde yayımlandı.</p>
<p>Milliyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/meyvelerden-gelen-sifa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kış Sebzelerinin Koruyucu Özellikleri</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/kis-sebzelerinin-koruyucu-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/kis-sebzelerinin-koruyucu-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2011 13:20:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kış sebzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kış sebzelerinin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=20263</guid>
		<description><![CDATA[Pırasa, karnabahar, beyaz lahana, kereviz ve karaturp gibi kış sebzeleri çeşitli kanser türlerinden korunmada etkili&#8230; Universal Hastaneler Grubu İtalyan ve Çamlıca Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, kanser ve beslenme ilişkisi hakkında merak edilen soruların yanıtlarını verdi. Günlük tüketilen tuz miktarı ne kadar olmalı? Tercihen kaya tuzu kullanılmalı. Özellikle aşırı tuzlanmış etten ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/Kış-sebzelerinin-koruyucu-özellikleri.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-20264" title="Kış sebzelerinin koruyucu özellikleri" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/Kış-sebzelerinin-koruyucu-özellikleri.jpeg" alt=" Kış Sebzelerinin Koruyucu Özellikleri" width="355" height="355" /></a></p>
<p><strong>Pırasa, karnabahar, beyaz lahana, kereviz ve karaturp gibi kış sebzeleri çeşitli kanser türlerinden korunmada etkili&#8230;</strong></p>
<p>Universal Hastaneler Grubu İtalyan ve Çamlıca Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, kanser ve beslenme ilişkisi hakkında merak edilen soruların yanıtlarını verdi.</p>
<p><strong>Günlük tüketilen tuz miktarı ne kadar olmalı?</strong></p>
<p>Tercihen kaya tuzu kullanılmalı. Özellikle aşırı tuzlanmış etten ve konservelerden uzak durun. Aşırı tuzlu turşulardan kaçının, elma sirkesine kurulmuş turşuları tercih edin. Okyanus tuzunun ne derece hakiki olup olmadığı tartışmalı. Hakikisinin kullanılmasında zarar yok.<span id="more-20263"></span></p>
<p><strong>Kanserden korunmada ve tedavide şekerin yeri ne?</strong><br />
Rafine beyaz ve esmer şekeri aşırı miktarda tüketmek kansere zemin hazırlıyor. Şeker, kanseri azdıran bir gıda. O yüzden diyabetik hastalarda kanser daha kötü seyrediyor.</p>
<p><strong>Mevsiminde tüketilmeyen sebze ve meyveler yarardan çok zarar getirir mi?</strong><br />
Genellikle meyve ve sebzeler aşırı miktarda hormon, tarım ve böcek ilaçlarına maruz kalıyor. Bunlar da kansere sebep oluyor. Her gıda mevsiminde yenmeli, organik olmalı. En faydalı brokoli bolca tüketildiğinde tüm kanserlere faydalı olmasına karşın hormon ve tarım ilacı verildiğinde bu özelliği azalıyor. Brokolinin işini gören lahana ve karnabaharsa bizi bu ilaçlardan koruyor. Havuç da faydalı ve ucuz bir gıda.</p>
<p><strong>Kanserden koruyan kış sebzeleri hangileri?</strong><br />
Pırasa, soğan, elmanın ‘kuarsetin’ ilerdiğinden baş, boyun tümörleri, mide, kolon kanserlerinden koruduğu yapılan çalışmalarda ispat edildi. Beyaz lahana, brokoli, karnabahar meme kanserinin düşmanı. En az haftada bir kez tüketilmeli.</p>
<p>Kereviz, yer elması, kolon, mide ve yumurtalık kanserlerinde koruyucu. Ancak östrojen reseptörü pozitifse, daha az kullanılmalı. Semizotu, omega-3 ihtiva ettiğinden özellikle meme kanserli hastalar tarafından tercih edilmeli.</p>
<p>Turunçgiller her bakımdan bağışıklık sistemini kanserden koruyor. Kırmızı portakalın pigmenti ‘astaxantinthin’, antioksidan bakımından faydalı. Karaturp, akciğer kanserinden en iyi koruyucu. Narsa elmayla birlikte en değerli antioksidan. Sarımsak ‘Rus penisilini’ olarak geçiyor, kalbi ve tansiyonu dengeleyen faydalı bir gıda.</p>
<p><strong>Korunmada vitaminleri yarar-zarar dengesi açısından değerlendirebilir misiniz?</strong><br />
Özellikle A vitamininin baş, boyun ve böbrek tümörlerine, yemek borusu kanserlerine faydalı olduğu kobay deneylerinde gösterildi. D vitamini günde 800 ünite alınmalı, bütün kanserlerde faydalı. 400 ünite folik asit almak da kolon kanserinden koruyor. E vitamininin, prostat kanserlerinde, baş, boyun tümörlerinde faydalı olduğu kanıtlandı. C vitamininin kanser tedavisindeki yeri de önemli. Bazı tedavi gruplarında bağışıklık sistemini güçlendirdiği için yüksek dozda kullanılıyor. B12 vitaminiyse mide kanserinden koruyor.</p>
<p>Cilt kanserine nar suyu: Nar suyu, konsantre olarak sürüldüğünde deriyi iyileştiriyor, kanseri tedavi ediyor.</p>
<p><strong>Alkol tüm kanserlerin ana nedeni:</strong> ABD’de 67 bin kişi üzerinde yapılan bir çalışmaya göre, günde üç kadeh içki içen kadınların meme kanserine yakalanma riski yüzde 30. AB ülkelerindeki bir araştırmaysa bir kadeh şarap tüketenlerin aynı hastalığa yakalanma oranını, yüzde 10 olarak belirledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/kis-sebzelerinin-koruyucu-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyet hakkında yanlış söylemler</title>
		<link>http://www.dantelelisi.com/diyet-hakkinda-yanlis-soylemler.html</link>
		<comments>http://www.dantelelisi.com/diyet-hakkinda-yanlis-soylemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Oct 2011 21:01:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gelincik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dantelelisi.com/?p=20072</guid>
		<description><![CDATA[Yanlış inançlar, fikirler, kavramlar ve hatta fenomenler sizi kilo vermekten uzaklaştırmak dışında pek bir işe yaramıyor.Kilo vermekle ilgili duyduğunuz her şey doğru olmuyor. Yanlış inançlar, fikirler, kavramlar ve hatta fenomenler, tam tersi sizi kilo vermekten uzaklaştırmak dışında pek bir işe yaramıyor. İşte en genel yanılgılardan bazıları&#8230; Sıkı bir diyette olmalısınız. Havva’yı ve elma ile yaşadığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/diyet-hakkında.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-20073" title="diyet hakkında" src="http://www.dantelelisi.com/wp-content/uploads/diyet-hakkında.jpeg" alt=" Diyet hakkında yanlış söylemler" width="670" height="300" /></a></p>
<p>Yanlış inançlar, fikirler, kavramlar ve hatta fenomenler sizi kilo vermekten uzaklaştırmak dışında pek bir işe yaramıyor.Kilo vermekle ilgili duyduğunuz her şey doğru olmuyor. Yanlış inançlar, fikirler, kavramlar ve hatta fenomenler, tam tersi sizi kilo vermekten uzaklaştırmak dışında pek bir işe yaramıyor. İşte en genel yanılgılardan bazıları&#8230;<span id="more-20072"></span></p>
<p>Sıkı bir diyette olmalısınız. Havva’yı ve elma ile yaşadığı problemi hatırlayın. Birisine sevdiği bir şeyi yasaklamak başkaldırıya sebep olur ki diyet söz konusu olduğunda bunun ne kadar zararlı olacağını tahmin edebilirsiniz. Yasaklar koymak yerine, bazen hoşgörülü davranabileceğiniz kısıtlamaları deneyin.</p>
<p>Karbonhidratları unutun. Sürekli kötü bir ruh hali yaşamanıza sebep olması yanında, düşük karbonhidratlı diyetlerin uzun dönem etkileri artık biliniyor. Karbonhidratlar yerine konulan et ve peynir gibi yüksek proteinli yiyecekler kolesterolünüzü yükseltip, kalp hastalıklarına yol açabilir. Ya da 130 gramdan az karbonhidrat gut hastalığına sebep olabilir, çünkü böbrek hasatlıkları özellikle hamile kadılar için risklidir. Tatlı patates, kahverengi pirinç ve yulaf iyi karbonhidratlara iyi örneklerdir.</p>
<p>Öğünler arası yemeyin. Ara derken? Bir sebepten dolayı iki öğün arasında verilebilecek uzun aralar açlık çekmenize sebep olabilir. Bu durumdayken vücudunuz kilonuzu korumaya çalışır ki bu da metabolizmanızın yavaşlamasına sebep olur. Öğünler arası sağlıklı atıştırmalıklar faydalıdır.</p>
<p>Akşam yemeğini unutun. Etkili olmaktan çok zararlı olabilir. Vücudunuzun günlük kalori ihtiyacını karşılamamış olursunuz; sindirim kalori yakar ve yememek aslında kilo almanızı sağlar.</p>
<p>Yağı kesin. Her yağ kötü değildir. Tekli-doymamış yağlar her gramda 9 kalori içerir, ama bunlar sağlıklı kalorilerdir. Zeytinyağı, susam yağı, avokado, fıstık yağı bu yağlardan olduğu gibi aynı zamanda yüksek antioksidan ve E vitamini de içerir ki bunlar da kötü kolesterolü ve kalp hastalıklarını önlemek için faydalıdır.</p>
<p>Sadece daha fazla su için. Sadece su içmek kilo vermenize yardım etmeyecektir. Yüksek kalorili, bol şekerli meyve suları ve diyet kolalar yerine su içmek kilo vermenize yardım edecektir. Üstelik aynı zamanda deri kırışıklıkları ve yaşlanmayı da geciktirecektir.</p>
<p>Moda diyetler. Moda diyetler genelde kısa sürer ve kısa süren her şey genelde geri döner, bu kiloyu da kapsıyor hatta çoğu zaman verilenden fazlası alınıyor. Bu diyetler vücudunuzun ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır ve yeme düzensizliklerine sebep olur.</p>
<p>Meyveler şekerlidir ve şeker de kötü. Meyveler liflidir ve lif de çok iyidir. Meyveler aynı zamanda temel vitamin ve mineral kaynaklarıdır. Meyve suyunu, meyvenin yerine koymamalısınız çünkü meyve suyu lif içermez ve daha fazla şekerlidir. En sağlıklı meyveler mango, kivi, elma ve kirazdır.</p>
<p><strong>Milliyet</strong></p>
<p>Ağırlık kaldırırsanız kaslanırsınız. Kaslar, yağlardan fazla kalori yakar ve düzenli olarak ağırlık kaldırmak da- hatta arada kaldırmadığınız günlerde bile. Sadece özel bir egzersiz programı geniş kaslara sebep olur.</p>
<p>Kabuklu yemişler kilo aldırır. Öğün atlamak ve çikolata gibi atıştırmalarla açlığı bastırmaya göre kuru yemişler sağlıklı yağlar içerdikleri gibi, protein, lif, magnezyum ve bakır yönünden de tercih edilmesi gereken kaynaklardır. Küçük porsiyonlarda yendiği sürece vücudunuza kesinlikle zararları değil, yararları olacaklardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dantelelisi.com/diyet-hakkinda-yanlis-soylemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

